ŞİİRLERLE MENKIBELER

BUHARA EVLİYÂLARI

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

06 - NİZAMÜDDİN EVLİYA (Rahmetullahi Aleyh)

Uzlet ve hizmet

 

Nasirüddin-i Mahmud, velilerden bir kişi.

Sünnet-i seniyyeye uygun idi her işi.

 

Küçükken, babasının aniden ölmesiyle,

Annesi ilgilendi, onun yetişmesiyle.

 

Nihayet Nizamüddin Evliya’yı bularak, 

Onun teveccühüyle, açıldı kalbi ancak.

 

Onun bir teveccühü, yetti saadetine.

Zira o, tek bir nazar etmişti ki kendine.

 

İşte, ne oldu ise, o anda oldu esas.

Kalmadı o nazarla, hiç kalbinde kir ve pas.

 

Halbuki daha önce, uğraşıp kırküç sene,

Nice mücahedeler eylemişti nefsine.

 

Lakin bulamamıştı, maksuduna tam zafer.

Zira sırf ilim ile olmazmış bu iş meğer.

 

Bir Allah adamının, bir şefkatli nazarı,

Silip atar kalpteki karartı ve pasları.

 

Nasirüddin-i Mahmud, bir süre sonra yine,

İzinle avdet etti tekrar memleketine.

 

Lakin hayranlarının çokluğundan olacak,

Yapamaz hale geldi dersini tam olarak.

 

Bir haber gönderdi ki, biriyle üstadına:

(Efendim, müsadeniz var ise şayet bana,

 

İnsanlardan ayrılıp, uzleti istiyorum.

Tenhada, ibadetle uğraşayım diyorum.)

 

Nizameddin Evliya, buyurdu ki: (Yok izin.

İnsanlardan ayrılıp, uzlet etmemelisin.

 

İnsanlar arasında bulunup, hizmet etmen,

Üstündür, tenha yerde yaptığın ibadetten.

 

Ganimet bilmelisin, insanlara hizmeti.

Hizmet varken, büyükler reva görmez uzleti.

 

Zira çoğu veliler ve bilcümle Nebiler,

Ömrünü, insanlara hizmette geçirdiler.

 

Hatta cefa, sıkıntı verseler de sana halk,

Yine de bu hizmeti, yap devamlı olarak.)

 

(Baş üstüne) diyerek hocasının emrine,

Vakfetti hayatını, kulların hizmetine.

 

Bu zat buyuruyor ki: (Vakit, büyük nimettir.

Sıhhatle geçiyorsa, bulunmaz ganimettir.

 

Her saati, Allah’ın zikriyle geçirmeli.

Hep islama muvafık ameller işlemeli.

 

Her hareket ve duruş, oturup kalkmak bile,

Yapılırsa eğer ki dine uygun haliyle,

 

Yani kul, her işinde, Rabbimizin emrini,

Düşünüp, ona göre yapmışsa amelini,

 

Allah’ı unutmuyor demektir her anında.

Zikir de, hatırlamak demektir esasında.

 

Yani kişi, islama uyuyorsa her zaman,

Zikrediyor demektir Rabbini muntazaman.)

 

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan