ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - HAZRET-İ EBÛ BEKR (Radıyallahü Anh)

HZ. CEBRÂİL'İN HOCASI 

 

Bir gün Resûl-i ekrem, mescid-i şerîfinde,

Cibrîl'le konuşurdu, bir mevzû üzerinde.

 

Eshâb dahî, mescide girdiğinde o günü,

Gördüler Cebrâil'le, Allahın Resûlü’nü.

 

O Resûl'ün yanında “Cebrâil”i görünce,

Giren, oturuyordu sessiz ve edeblice.

 

"Hazret-i Alî" girdi, mescide daha sonra.

Selâm verip oturdu, edeble bir kenara.

 

Sonra "Hazret-i Osmân" girdi onu tâkîben,

Selâm verip, edeble oturdu o da hemen.

 

Lâkin "Sıddîk-ı ekber" içeriye girince,

Cibrîl kalktı ayağa, derhâl onu görünce.

 

Cibrîl'in kalktığını görünce Fahr-i âlem,

O dahî seâdetle ayağa kalktı hemen.

 

Onu gören eshâb da, pek tabii olarak,

Hep ayağa kalktılar, o Resûl'e uyarak.

 

Ve merak ettiler ki, cümle eshâb-ı kirâm:

“Niçin kalktı ayağa Resûl aleyhisselâm?”

 

Sonra da, kendisinden bunu suâl ettiler:

(O gün, niçin ayağa kalkmıştınız?) dediler.

 

Buyurdu ki: Ebû Bekr girince, baktım hemen,

Cibrîl kalktı ayağa, Ebû Bekr'e hürmeten.

 

Ben de kalkıp, sordum ki kendisine bu kere:

(Niçin tâzim edersin, ey Cibrîl Ebû Bekr'e?)

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, ona hürmet ederim.

Zîrâ seneler önce, "hocam" olur o benim.

 

Sebebine gelince, vaktâ ki cenâb-ı Hak,

Âdem Safiyyullah'ı topraktan eyledi halk.

 

Ve bütün meleklere hitâb edip Rabbimiz:

Emretti ki: (Âdem'e doğru secde ediniz!)

 

O anda bir vesvese, kalbime geldi benim.

Dedim: “Âdem'e karşı, ben secde etmiyeyim.”

 

Düşündüm ki: "Çünkü o, topraktan olundu halk.

Bunun için, ben ondan hayırlıyım muhakkak."

 

Bu fâsit düşünceye ben olunca giriftâr,

Secde etmemek için, vermiştim kat'î karâr.

 

Ama tam o esnâda, sür'atle gökyüzünden,

"Ebû Bekir"in rûhu yanıma geldi birden.

 

Dedi ki: (Ey Cebrâil, eyleme muhâlefet!

Bu, Allahın emridir, hemen sen de secde et!)

 

O böyle söyleyince, gitti o kibir, inât.

Ve Rabbimin emrine, eyledim tam itâat.

 

Bendeki kibir, benlik, "İblîs"e geçti o an.

Ve secde eylemedi, İblîs bu gurûrundan.

 

Allahın bir emrine edince muhâlefet,

Ona isâbet etti, o ebedî felâket.

 

Ben ise, "Ebû Bekr"in o îkâzıyla hemen,

Secde edip, kurtuldum ebedî felâketten.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan