|
04 - ÖLÜM ve AHİRET
13 - Ölüm
Nedir ?
İmam-ı Gazali (Rahmetullahi Aleyh)
Hoş
safa geldin!
Eğer ölü ağzından akmış ise tükrüğü,
Alt dudağı sarkmış ve kararmışsa hem
yüzü,
O kişi, ihtimal ki, şakavetle ölmüştür.
Cehennemde yerini görmüş de üzülmüştür.
Eğer ki ağzı açık, sanırsın ki gülüyor.
Yüzü balmumu rengi, güzel ve gülümsüyor.
Büyük bir ihtimalle, saadetli kişidir.
Cennetteki yerini görüp de sevinmiştir.
Melekler, böyle ruhu, Cennet ipeklerine,
Sararak iletirler a’la-yı illiyyine.
Bu meleklerin başı, hazret-i Cebrail’dir.
Birinci kat semaya, o ruh ile yükselir.
(Kimsin?) diye sorulur, der ki: (Ben
Cebrail’im.
Filan oğlu filandır yanımda getirdiğim.)
Onlar dahi derler ki: (Hoş geldi, safa
geldi.
İman ve itikadı doğru ve pek güzeldi.)
İkinci kat semaya çıkınca (Kimdir?)
denir,
Cibril, hem kendisini, hem de onu
bildirir.
Onlar dahi derler ki: (Hoş geldi, safa
geldi.
Tadil-i erkan ile namaz eda ederdi.)
Üçüncü kat semaya daha sonra varılır.
Aynı sual ve cevap orda da tekrarlanır.
Onlar dahi derler ki: (Hoş safa geldi bu
zat.
Seve seve verirdi malından uşur, zekat.)
Dördüncü kat semaya çıkılınca sonra da,
Aynı sual ve cevap, tekrarlanır orada.
Derler ki: (Safa geldi, ne iyi müslümandı.
Oruçlarını tutup, haramlardan kaçardı.)
Sonra beşinci kata varınca, (Kimdir?)
denir.
Yine aynı şekilde Cebrail cevap verir.
Derler ki: (Safa geldi, biliriz
kendisini.
Allah için yapardı, o hac farizesini.)
Altıncı kat semaya, varıp kapı vurulur.
Yine aynı şekilde, sual cevap olunur.
Derler ki: (Safa geldi, ederdi çok
istiğfar.
Yetim ve acizlere, yapardı çok hayırlar.)
Oradan varırlar ki, Sidret-ül müntehaya,
Sual cevaptan sonra yükselirler oraya.
Denir ki: (Safa geldi, ne hoştur ki bu
kişi,
Allah rızası için yapıyordu her işi.)
Oradan da yükselir nur ve zulmet, su ve
kar,
Ateş deryalarından yukarlara çıkarlar.
Bir nida olunur ki, o sırada onlara:
(Bu, kimin ruhudur ki, getirdiniz
buraya?)
Cibril aleyhisselam bunu cevaplandırır.
Ve der ki: (Evliyadan, filan oğlu
filandır.)
Denir ki: (Yaklaştırın, daha da yakın
olsun.)
Sonra nida olunur: (Sen, ne iyi bir
kulsun!)
|