|
04 - ÖLÜM ve AHİRET
10 -
Sen de Öleceksin
Hasan-ı Basri (Rahmetullahi Aleyh)
Tâbiînin ve bu devirdeki
evliyânın en büyüklerinden. İsmi, Hasan bin Ebi'l-Hasan Yesâr'dır. Künyesi Ebû
Muhammed ve Ebû Saîd'dir. Aslen Basralı olduğu için Basrî ismiyle meşhûr
olmuştur. Babasının ismi, Firûz, Yesâr veya Câfer'dir. Annesininki ise,
Hayre'dir. 641 (H.21) senesinde Medîne-i münevverede doğdu. 728 (H.110)
senesinde Basra'da vefât etti.Kabri Basra'da Sâlihiyye adı verilen yerde olup
sevenleri tarafından ziyâret edilmektedir.
Müminin
ruhunun bedenden ayrılması, esirin hapisten kurtulması gibidir.
(Kelam-ı kibar)
Mümin
öldükten sonra bu dünyaya geri gelmek istemez. Şehitler, tekrar gelip, bir
daha şehid olmak isterler. (Kelam-ı kibar)
Sen
de öleceksin
Bir gün Hasan Basri’ye, Ömer bin
Abdül’aziz,
Yazdı ki: (Nedir bana mühim nasihatiniz?
Zira hükümdar oldum bilcümle müslümana.
Muvaffak olmam için, tavsiyeniz ne bana?)
O da ona yazdı ki: (Ya emir-el müminin!
Çoktur mesuliyeti idare edenlerin.
Şunu bil ki bir sultan, bedende kalp
gibidir.
O iyi olur ise, milleti de iyidir.
Bozulur milleti de, bozulursa o sultan.
O halde, sen kendine dikkat eyle her
zaman.
Gerçi bugün sultansın, teb'ana
hükmedersin.
Lakin bir gün sen dahi, ölüp kabre
girersin.
Şimdi hep sevdiklerin yanındadır bu
günde.
Lakin yalnız kalırsın, kabire girdiğinde.
Şimdi onlar, sana hep yardım ederler,
ancak,
Öyle bir gün gelir ki, hepsi senden
kaçacak.
Her ne iş işledinse, gizli açık dünyada,
Hepsi arz edilecek Rabbimize orada.
Zira senin yaptığın en küçük işler bile,
Bir bir kayda geçiyor, melek vasıtasıyle.
Sana yazdıklarımın, ilaçtır her birisi.
Ve lakin kullanmazsan, olmaz hiç faidesi.)
Hasan-ı Basri ona, başka bir mektubunda,
Buyurdu ki: (Bu dünya, elbet biter
sonunda.
Süslenmiş gelin gibi cezbeder dünya seni.
Ahmak olan kaptırır, dünyaya kendisini.
Evet, gerçi dünyalık lazımdır her mümine.
Lakin onun sevgisi, girmemeli kalbine.
Zira kalp, nazargah-ı ilahi dir aşikâr.
Dünya muhabbetinin, orada ne işi var?
Dünyayı seven kişi, düşer onun ardına.
Ve lakin hiç bir zaman eremez muradına.
Her gün ayrı düşünce, her gün ayrı bir
keder.
Ona kim aldanırsa, ömrünü heder eder.
Halbuki dünya benzer, insanın gölgesine.
Yakalamak istesen, o kaçar senden yine.
Sen dünyadan kaçarsan, o gelir hep
ardından.
Tecrübe edilmiştir, bu, böyledir her
zaman.
Ya Ömer, bu insanlar uyumaktadır, ancak,
Melekül
mevt gelince, aniden uyanacak.
Hak teâlâ dünyaya verseydi biraz kıymet,
Vermezdi kâfirlere, dünyadan zerre nimet.
Ya Ömer, Peygamberler, âlimler ve
veliler,
Ona aldanmamayı nasihat eylediler.
Zira ahiret için yaratıldı bu insan.
Ve hesap verecektir dünyada yaptığından.
İnsan, sonsuzluk için yaratıldı ya Ömer!
Öyleyse buna göre ahirete değer ver.)
|