ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

04 - ÖLÜM ve AHİRET

09 - Kabir Konuşuyor

Abdülkadir-i Geylani (Kuddise Sirruh)

Evliyânın büyüklerinden. Künyesi, Ebû Muhammed'dir. Muhyiddîn, Gavs-ül-a'zam, Kutb-i Rabbânî, Sultân-ul-evliyâ, Kutb-i a'zam gibi lakabları vardır. İran'ın Geylân şehrinde 1078 (H.471)de doğdu. Babası Ebû Sâlih bin Mûsâ Cengîdost'tur. Hazret-i Hasanın oğlu Hasan-ı Müsennâ'nın oğlu Abdullah'ın soyundandır. Annesinin ismi Fâtıma, lakabı Ümm-ül-hayr olup seyyidedir. Bunun için Abdülkâdir Geylânî, hem seyyid, hem şerîfdir. Hazret-i Hüseyin'in evladına seyyid, hazret-i Hasan'ınkine şerîf denir. Abdülkâdir Geylânî hazretleri 1166 (H.561)'da Bağdad'da vefât etti. Türbesi Bağdad'dadır. Ziyâret edilmekde, feyz ve bereketlerine kavuşulmaktadır. Fıkıh ve hadîs ilimlerinde müctehid idi. Kâdiriyye tarîkatının kurucusudur. Ehl-i sünnet îtikâdını ve din bilgilerini her tarafa yaydı. Orta boylu, zayıf bünyeli, geniş göğüslü, ilm için vefâkârlıkta emsâli az bulunur bir velî idi.

 

Niçin konuşmuyorsun?

 

Abdülkadir Geylani, bir mahalden geçerken,

Gördü iki kimseyi, münakaşa ederken.

 

Birisi hıristiyan, müslümandı öteki.

Sordu: (Münakaşaya sebep olan şey ne ki?)

 

Müslüman arz eyledi: (Bu diyor ki kininden:

Bizim peygamberimiz, üstündür sizinkinden.

 

Ben ise, şiddet ile itiraz ediyorum.

Bizim Peygamberimiz, daha üstün diyorum.)

 

Abdülkadir Geylani, dinleyip müslümanı,

İsbata davet etti hıristiyan olanı.

 

Buyurdu ki: (Ey kişi, madem ki böyle dersin,

Peki sen bu fikrini, nasıl isbat edersin?)

 

Hıristiyan dedi ki: (Bizim peygamberimiz,

Ölüyü diriltiyor, o, üstündür şüphesiz.)

 

Buyurdu ki: (Ey kişi, ben peygamber değilim.

Sadece o Resulün ümmetinden biriyim.

 

Eğer ben diriltirsem bir ölüyü ansızın,

Hazret-i Muhammed'e sen de inanır mısın?)

 

(İnanırım) deyince, buyurdu: (Öyle ise,

Çok eski, harab olmuş bir kabir göster bize.)

 

Gösterdi hıristiyan ona eski bir kabir.

Gitti kabir yanına, esseyyid Abdülkadir.

 

Buyurdu: (Burda yatan, bir kadındır ve hatta,

Şarkıcılık yaparmış hem de hal-i hayatta.

 

İster, şarkı söylerken onu ben dirilteyim.

Yahut nasıl istersen söyle, öyle edeyim.)

 

Hıristiyan, buna hiç ihtimal vermeyerek,

Dedi: (Madem dirilsin, o şarkı söyleyerek.)

 

Buyurdu ki: (Ey kişi, şunu da söyle peki.

Ölüyü diriltirken, ne derdi İsa Nebi?)

 

Dedi: (Bizim Peygamber, der idi ki: Ey filan!

Allah'ın izni ile, diril kalk mezarından.)

 

Abdülkadir Geylani, dönüp hıristiyana,

Buyurdu: (Öyle ise, dikkat eyle bu yana.)

 

Gösterdiği mezara dikkatlice bakarak,

Buyurdu ki: (Allah'ın izni ile diril, kalk!)

 

O anda, boydan boya yarıldı kabir birden.

Dirilip kalktı kadın, hem de şarkı söylerken.

 

Bir müddet öyle kalıp, sonra da birden bire,

Yine ölü olarak, giriverdi kabire.

 

Bu büyük kerameti görüp o hıristiyan,

Şehadeti söyleyip, hemen oldu müslüman.

 

Sonra Gavs-ül a’zamın sarılıp ellerine,

O andan itibaren, girdi tam hizmetine.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan