|
04 - ÖLÜM ve AHİRET
08 - Ölüm Acısı Zordur
Ömer bin Abdülaziz (Rahmetullahi Aleyh)
Cihanın güneşi battı
Ömer bin Abdül’aziz, ölüm hastalığında,
Bir tabip çağırdılar, gelip durdu
yanında.
Bakıp sonra dedi ki: (Çok zehir içmiş bu
zat.
Hayatı hususunda veremem bir teminat.)
Ağlamaya başladı ölüm hastalığında.
Yakın akrabaları, bulunurdu yanında.
Dediler: (Ey halife, ne için ağlıyorsun?
Bir mücahit olarak Rabbine varıyorsun.
Allah’ın yardımıyle ihya ettin sünneti.
Ve ortadan kaldırdın, dindeki her bid’ati.)
Buyurdu: (Çıkacağım Rabbimin huzuruna.
Bu milletin hesabı sorulacak hep bana.
Bu hesabın altından kalkabilecek miyim?
Ben bunu düşünerek, ağlayıp yaş dökerim.)
(Beni oturtun!) dedi sonra ordakilere.
Ve yüksek bir ses ile, şöyle dedi bu
kere:
(Hakiki mabud, ancak Allahü teâlâdır.
İbadet olunmaya, sırf Onun hakkı vardır.)
Daha sonra, başını çevirdi gök yüzüne.
Ve sevinç gözyaşları doldu iki gözüne.
Dedi: (Öyle kişiler görürüm ki ben şu an,
O gördüğüm kimseler, ne cindir, ne de
insan.)
Kelime-i şehadet getirip hem o saat,
Ruhunu teslim edip, eyledi Hakka vuslat.
Vasiyet etmişti ki: (Ey Meymun ibni
Mihran!
Ben de vardım, halife Velid’in öldüğü an.
Yüzünü açıp baktım, siyah idi bir nice.
Sen de, benim yüzüme bak kabrime inince.)
Ömer bin Abdül’aziz, vakta ki etti vefat,
Cenaze namazını, kıldı bütün cemaat.
Sonra, cenazesini indirdiler kabrine.
Vasiyeti üzere baktılar cemaline.
Gördüler, gençliğinden daha nurlu ve
parlak.
Sevimli ve güzeldi, gıbta etti cümle
halk.
O vefat ettiğinde, çok üzüldü her insan.
Gözyaşları içinde ağladı her müslüman.
Hatta cenazesinin arkasından bir rahip,
Üzüntüyle yürüyüp, ağlardı garip garip.
Dediler: (Bu ölen zat, değildi
dininizden.
Sen niçin ağlıyorsun bu gidenin izinden?)
Dedi ki: (Yer yüzünde, bir tane güneş
vardı.
Şuna ağlıyorum ki, o güneş şimdi battı.)
Bir çoban da diyor ki: (Dağda koyun
güderken,
Bir kurt gelip saldırdı koyunlara aniden.
Düşündüm ki: Herhalde, halife etti vefat.
Zira o hayattayken, olmazdı bu vukuat.
Sonradan öğrendim ki, fazla zaman
geçmeden,
Ömer bir Abdül’aziz vefat etmiş
gerçekten.)
|