ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

04 - ÖLÜM ve AHİRET

08 - Ölüm Acısı Zordur

Ömer bin Abdülaziz (Rahmetullahi Aleyh)

 

Cihanın güneşi battı

 

Ömer bin Abdül’aziz, ölüm hastalığında, 

Bir tabip çağırdılar, gelip durdu yanında.

 

Bakıp sonra dedi ki: (Çok zehir içmiş bu zat.

Hayatı hususunda veremem bir teminat.)

 

Ağlamaya başladı ölüm hastalığında.

Yakın akrabaları, bulunurdu yanında.

 

Dediler: (Ey halife, ne için ağlıyorsun?

Bir mücahit olarak Rabbine varıyorsun.

 

Allah’ın yardımıyle ihya ettin sünneti.

Ve ortadan kaldırdın, dindeki her bid’ati.)

 

Buyurdu: (Çıkacağım Rabbimin huzuruna.

Bu milletin hesabı sorulacak hep bana.

 

Bu hesabın altından kalkabilecek miyim?

Ben bunu düşünerek, ağlayıp yaş dökerim.)

 

(Beni oturtun!) dedi sonra ordakilere.

Ve yüksek bir ses ile, şöyle dedi bu kere:

 

(Hakiki mabud, ancak Allahü teâlâdır.

İbadet olunmaya, sırf Onun hakkı vardır.)

 

Daha sonra, başını çevirdi gök yüzüne.

Ve sevinç gözyaşları doldu iki gözüne.

 

Dedi: (Öyle kişiler görürüm ki ben şu an,

O gördüğüm kimseler, ne cindir, ne de insan.)

 

Kelime-i şehadet getirip hem o saat,

Ruhunu teslim edip, eyledi Hakka vuslat.

 

Vasiyet etmişti ki: (Ey Meymun ibni Mihran!

Ben de vardım, halife Velid’in öldüğü an.

 

Yüzünü açıp baktım, siyah idi bir nice.

Sen de, benim yüzüme bak kabrime inince.)

 

Ömer bin Abdül’aziz, vakta ki etti vefat,

Cenaze namazını, kıldı bütün cemaat.

 

Sonra, cenazesini indirdiler kabrine.

Vasiyeti üzere baktılar cemaline.

 

Gördüler, gençliğinden daha nurlu ve parlak.

Sevimli ve güzeldi, gıbta etti cümle halk.

 

O vefat ettiğinde, çok üzüldü her insan.

Gözyaşları içinde ağladı her müslüman.

 

Hatta cenazesinin arkasından bir rahip,

Üzüntüyle yürüyüp, ağlardı garip garip.

 

Dediler: (Bu ölen zat, değildi dininizden.

Sen niçin ağlıyorsun bu gidenin izinden?)

 

Dedi ki: (Yer yüzünde, bir tane güneş vardı.

Şuna ağlıyorum ki, o güneş şimdi battı.)

 

Bir çoban da diyor ki: (Dağda koyun güderken,

Bir kurt gelip saldırdı koyunlara aniden.

 

Düşündüm ki: Herhalde, halife etti vefat.

Zira o hayattayken, olmazdı bu vukuat.

 

Sonradan öğrendim ki, fazla zaman geçmeden,

Ömer bir Abdül’aziz vefat etmiş gerçekten.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan