|
04 - ÖLÜM ve AHİRET
08 - Ölüm Acısı Zordur
Ömer bin Abdülaziz (Rahmetullahi Aleyh)
Tâbiînin büyüklerinden.
Adâleti, insâfı ve güzel ahlâkı ile meşhur sekizinci Emevî halîfesi. Hazret-i
Ömer’in oğlunun torunu. İsmi Ömer bin Abdülazîz, künyesi Ebû Hafs’tır. 679
(H.60) târihinde Medîne’de doğdu. 720 (H.101) târihinde kölesi tarafından
zehirlenerek şehîd edildi. Cenâzesi Şam yakınlarındaki Hunasi’den alınıp Humus
yakınlarındaki Deyr es-Sim’an denilen yere defnedildi. Kabr-i şerîfi ziyâret
mahallidir.
Biz
ölüme hedefiz
Ömer bin Abdül’aziz takva ehli bir zattı.
Düşündüğü, sadece ahiret ve hesaptı.
(Kulların hukukuna edemezsem riayet,
Halim ne olur?) diye endişedeydi gayet.
Bir kimse anlatır ki: Ömer bin Abdül’aziz,
Halifelikten önce, etli idi ve gürbüz.
Sonra çok zayıflattı onu bu halifelik.
Öyle ki, bu korkuyla kaldı bir deri
kemik.
İşte bu mübarek zat, namaz kıldı bir
gece.
Bayıldı, bir âyeti kıraat eyleyince.
Namazda okuduğu âyette, cenab-ı Hak,
Şöyle buyuruyordu zira meal olarak:
(Boyunlarına
bağlı demirden bukağılar,
İle
sürüklenerek, ateşe atılırlar.)
Hatta sabaha kadar bunu tekrar ederek,
Ağladı hüngür hüngür gözyaşları dökerek.
Bir gün mektup yazmıştı ahbabından
birine.
Buyurdu ki: (Aldanma nefsinin isteğine.
Çıkarma hatırından bir an ölüm halini.
Dünyadan ahirete çeviriver kalbini.)
Bir gün de buyurdu ki: (Biz insanlar,
hepimiz,
Ölüm için bir namzet, yahut hedef
gibiyiz.
Ölüm, istediğini seçiyor, götürüyor.
Bu dünyaya gelenler, mutlak bir gün
ölüyor.
Dün geçti, o iyi bir şahittir hakkımızda.
Ölüm de uzak değil, bekler yakınımızda.
Bu gün büyük bir fırsat, mühim bir
emanettir.
Onu, en iyi yerde değerlendirmelidir.)
Bir gün de hutbesinde buyurdu: (Ey
insanlar!
Rabbimiz dışa değil, niyete, kalbe bakar.
Yani siz, kalbinizi eğer düzeltirseniz,
Düzelir ona göre dışınız, zahiriniz.
İnsanın a’zaları, kalbine bağlıdırlar.
Kalp iyiyse, onlar da hep iyilik
yaparlar.)
Başka bir mektubunda buyurdu ki:
(Evladım,
Her gün yaklaşıyoruz ölüme adım adım.
Tavsiye ederim ki, kork Allah’tan her
zaman.
Bu fırsat elde iken, ahirete hazırlan.
Ölüp de, ahirete gitmiş farzet kendini.
Allah’ı görür gibi ifa et amelini.
Gün geçtikçe ömrümüz, daha noksanlaşıyor.
Ecel de, o nisbette bizlere yaklaşıyor.
Aklı olan, günahta heba etmez ömrünü.
Gönül vermez dünyaya, düşünür ölümünü.
Mahşerin şiddetini hatırlayarak her an,
O güne hazırlanır, gece gündüz durmadan.)
|