|
04 - ÖLÜM ve AHİRET
08 - Ölüm Acısı Zordur
Ahmet Mekki Efendi (Rahmetullahi Aleyh)
Âlim, ârif, veliy-yi kâmil
olan Seyyid Abdülhakîm Arvâsî'nin büyük oğlu. Annesi büyük velî, kerâmetler
sâhibi, Seyyid Fehîm-i Arvâsî hazretlerinin büyük oğlu M.Reşid Arvâsî'nin kızı
Âişe Hanımdır. 1896 (H.1314) yılında Van'ın Başkale kazâsında doğdu. 1967
(H.1387) yılında vefât etti.
Can
verme acısı, dünya acılarının hepsinden daha acıdır. Fakat âhiret azaplarının
hepsinden daha hafiftir. (Kelam-ı kibar)
Yanında
Yasin-i şerif okunan hasta, suya doymuş olarak vefat eder ve doymuş olarak
kabre girer. (Hadis-i şerif)
Ölüm
acısı zordur
Ahmet Mekki Efendi, bir günkü vaazında,
Konuşurken, ölümden açılmıştı mevzu da.
Biri ona sordu ki: (Efendim, bu insanlar,
Acaba can verirken, ne kadar acı duyar?)
Cevaben buyurdu ki: (Ölümün en hafifi,
Öyle şiddetlidir ki, mümkün olmaz tarifi.
Ne zaman ki bir kişi, gelse ölüm haline,
Sanki konur iki dağ omuzu üzerine.
İynenin
deliğinden çıkacak ruhu sanır.
Yerle gök birleşir de, o arasında kalır.
Can vermenin acısı, fazladır hatta
şundan,
İnsana, yetmiş defa kılıç vuruluşundan.
Fakat mümin, görerek huri ve melekleri,
Onların zevki ile, duymaz bu elemleri.
Daha da şiddetlidir lakin kabir azabı.
Hiç kalır buna göre, can verme ızdırabı.
Çünkü kabir, yakındır ahiret hayatına.
Benzer azapları da, ahiret azabına.
Bu kabir azabı da, böyle çok
şiddetliyken,
Hiç kalır mahşerdeki azaplara nisbeten.
Bir damlanın, deryaya nisbeti nasıl ise,
Bunlar da, birbiriyle edilmez mukayese.
O meydanda bin sene bekleşirken insanlar,
Güneş, bir mızrak boyu yaklaşıp halkı
yakar.
Bir ayağın üstünde, bulunur binbir ayak.
Günahlarına göre, tere batar cümle halk.
Öyle çok sıkışır ki kâfirler izdihamdan,
Temenni ederler ki, kurulsa hemen Mizan.
Derler ki: (Hesabımız görülse de hemence,
Şu sıkıntılı halden, kurtulsak bir an
önce.)
Halbuki bilmezler ki, bitince sual hesap,
Başlayacak bu sefer, daha elim bir azap.
Çünkü girecekleri Cehennemin ateşi,
Öyle şiddetlidir ki, bulunmaz asla eşi.
Mahşer meydanındaki acı ve sıkıntılar,
Cehennem azabının yanında hiç kalırlar.
Bir kum taneciğinin, kainata nisbeti,
Ne ise, öyle çoktur Cehennemin şiddeti.
Oradan bir kıvılcım, dünyaya düşse eğer,
Onun hararetinden, bu dünya erir, biter.
Hem kalmaz bir kararda azaplar
Cehennemde.
Gün geçtikçe şiddeti, durmadan artar hem
de.
Kalbinde zerre kadar doğru imanı olan,
Cehenneme girse de, çıkarılır sonradan.)
|