|
04 - ÖLÜM ve AHİRET
07 - Mümin, Güler
Yüzlüdür
Ahmet Mekki Efendi
(Rahmetullahi Aleyh)
Âlim, ârif, veliy-yi
kâmil olan Seyyid
Abdülhakîm Arvâsî'nin
büyük oğlu. Annesi büyük
velî, kerâmetler sâhibi,
Seyyid Fehîm-i Arvâsî
hazretlerinin büyük oğlu
M.Reşid Arvâsî'nin kızı
Âişe Hanımdır. 1896
(H.1314) yılında Van'ın
Başkale kazâsında doğdu.
1967 (H.1387) yılında
vefât etti.
Garip, yolcu, mevta
İslam âlimlerinden Ahmet Mekki Efendi,
Din için, hiç durmadan hizmet
edenlerdendi.
Öyle tatlı idi ki sohbet ve konuşması,
Dinleyenin kalbinden, silerdi kir ve
pası.
Yaptığı içindir ki her işi Allah için,
Sözü tesir ederdi, kalbine her kişinin.
Kimseden bir menfaat beklemezdi o asla.
Çünkü o, bu hizmeti yapıyordu ihlasla.
Bir gün dedi: (Ey insan, eyleme ki hiç
gaflet,
Bu ömür bir gün bitip, ölüm gelir akıbet.
Bilesin ki bu dünya, fanidir, değil baki.
Elbet sen de olursun bir gün Hakk'a
mülaki.
Zevk alma bu dünyanın asla hiçbir
şeyinden.
Bir an sevinç olsa da, elem gelir
peşinden.
Öyle bir ömür sür ki yine sen bu hayatta,
Say kendini ya garip, ya yolcu, ya da
mevta.
Madem ki ölüm sana gelecektir an karib,
Öyleyse bil kendini, bu dünyada bir
garip.
Farzet
ki vasıl oldun bir
yabancı diyara.
Yok gidecek bir yerin, yok elinde hiç
para.
Ne evin var, ne barkın, ne tanıdık bir
insan.
Derdini anlatmaya bilmiyorsun dil, lisan.
İşte böyle kalınca, tam bir garip,
bi-çare,
Allah'a sığınmaktan gayri olmaz bir çare.
Hakiki dost olarak, bil öyleyse Rabbini.
O, senden iyi bilir zira senin halini.
Hem sonra erişirse sana bir dert,
musibet,
Yine yalnız Allah'tan erişir sana medet.
Yahut da sen kendini, yolcu bil bu
dünyada.
Geri dönmemek üzre ehline ettin veda.
Vasıta bekliyorsun, bir yere gitmek için.
O anda, bir dünyalık düşünebilir misin?
Deseler ki: (Şurada bir ev var, bir arsa
var.)
O anda bunlar seni eder mi alakadar?
Zira sen, bavulunla çıkmışsın yola artık.
Hiç ilgilendirir mi seni mal ve dünyalık?
Dersin ki: (Ben yolcuyum, ne yapayım
emvali?)
İşte halis müminin dünyada budur hali.
O bilir ki, bu dünya bir köprüdür
nihayet.
Hemen geçip gitmektir, en akıllı hareket.
Veyahut da dünyada, ölmüş bil sen
kendini.
Düşün ki, dedelerin, ecdadın nerde, hani?
Bir mümin, kendisini sayarsa ehl-i mevta,
Bağlanmaz kalbi ile, bu vefasız hayata.
Çünkü iyi bilir ki, bu hayat sanki hayal.
Ve bu dünya, sonunda bulacak bir gün
zeval.
Bir şey muhakkak ise, oldu bilir o bunu.
Rabbine, ihlas ile yapar tam kulluğunu.) |