|
04 - ÖLÜM ve AHİRET
05 - Cehennem Acısı
Said bin Cübeyr
(Rahmetullahi Aleyh)
Tâbiîn devrinde Kûfe'de
yetişen müctehid
imamların büyüklerinden.
İsmi Saîd bin Cübeyr bin
Hişam el-Esedî, künyesi
Ebû Muhammed'dir. Ebû
Abdullah-ı Kûfi de
denir. Esed bin
Huzeymeoğullarından
Vâbile bin
Hârisoğullarının âzadlı
kölesiydi. Doğum târihi
bilinmemektedir. Aslen
Kûfeli olup, bir müddet
İsfehan'da kaldı. Sonra
Irak'ın Sünbülân köyüne
çekildi. Vefâtında 49
yaşında olduğu tahmin
edilmektedir. 713 (H.95)
senesinde Vâsıt şehrinde
vefât etti. Şehir
dışındaki kabri,
ziyaretgahtır.
Cehennem acısı
Allah adamlarından âlim ve veli bir zat.
Bir gün, ölüm hakkında şöyle etti
nasihat:
(Kabir, bu yolculuğun henüz ilk
konağıdır.
Bu kolay geçer ise, sonu daha kolaydır.
Eğer zorluk olursa bir kimseye kabirde,
Daha da çetin olur ondan sonrakilerde.
Sonraki konaklardan, ilki (Sur)
korkusudur.
Öyle şiddetlidir ki, olunmaz hiç
tasavvur.
Sonra, mahşer yerinde durdurulur cümle
halk.
Günahlarına göre, herkes olur tere gark.
Güneş, bir mızrak boyu yaklaşır o
zamanda.
Bin sene beklenilir o müthiş izdihamda.
Bu vaktin sonunda da, başlar ki hem de
Mizan,
Her işten, ince ince hesap verir her
insan.
Burada, korku ile başlar öne eğilir.
Beklerler, haklarında nasıl hüküm
verilir?
Sonra Sırat köprüsü ve altında Cehennem.
Bir an dayanılmayan ateş, acı ve elem.
Sıratta, yedi yerde vardır sual durağı.
Kul hakkında, herkesin çözülür dizi
bağı.)
Yine bir sohbetinde bu mübarek veli zat,
Can verme konusunda, şöyle verdi izahat:
(Can verme’nin acısı şiddetlidir ki öyle,
Başka bütün acılar hiç kalır ona göre.
Bir kimsenin önünde, yalnız bu olsa
şayet,
Dünyada, hiçbir şeyden alamaz tad ve
lezzet.
Yetmiş kılıç darbesi vurulsa da birine,
Can verme acısının yanında hiçtir yine.)
Bir gün de buyurdu ki: (Çok kısadır bu
hayat.
En büyük sermayemiz, bu ömrümüzdür fakat.
Yani tam bir imtihan yeri dir ki bu âlem,
Burada kazanılır Cennet ile Cehennem.
Dünyada yaptığımız her işin, ahirette,
Hep karşılıklarını göreceğiz elbette.
Bu dünyada en mesut, en bahtiyar şu
kuldur:
Ahirete yarayan işlerle meşgul olur.
Aklı olan, aldanmaz bu vefasız dünyaya.
Hazırlanır durmadan bu sonsuz yolculuğa.) |