|
04 - ÖLÜM ve AHİRET
04 - Ahiret Var, Hesap
Var
Said
bin Cübeyr (Rahmetullahi
Aleyh)
Tâbiîn devrinde Kûfe'de
yetişen müctehid
imamların büyüklerinden.
İsmi Saîd bin Cübeyr bin
Hişam el-Esedî, künyesi
Ebû Muhammed'dir. Ebû
Abdullah-ı Kûfi de
denir. Esed bin
Huzeymeoğullarından
Vâbile bin
Hârisoğullarının âzadlı
kölesiydi. Doğum târihi
bilinmemektedir. Aslen
Kûfeli olup, bir müddet
İsfehan'da kaldı. Sonra
Irak'ın Sünbülân köyüne
çekildi. Vefâtında 49
yaşında olduğu tahmin
edilmektedir. 713 (H.95)
senesinde Vâsıt şehrinde
vefât etti. Şehir
dışındaki kabri,
ziyaretgahtır.
Salih olan mümin, ölümle
dünyanın eziyet ve
yorgunluğundan kurtulur.
(Kelam-ı kibar)
Yürüyen ölü gibi
Allah adamlarından büyük bir evliyadır.
Kalpleri aydınlatan nasihatları vardır.
Ona bir gün sordular: (Ahirette azaba,
Duçar olmamak için, ne yapmalı acaba?)
Buyurdu ki: (Dünyada, kurmayın uzun emel.
Çünkü hep yaklaşıyor arkadan size ecel.
Şu anda vaki olsa şiddetli bir zelzele,
Hepimiz ölürüz de, sağ kalmaz bir fert
bile.
Ne kadar çok olsa da para pul, tapu
senet,
Hiç birinin, orada faydası olmaz elbet.
Her kim geçirdi ise ömrünü ibadette,
Onlardan fayda görür yalnızca ahirette.)
Ona, bir gün methini yaptılar bir
kişinin.
Buyurdu ki: (Kalbinde ne vardır ölüm
için?)
Dediler ki: (Ölümden bahsetmez hiç o
kimse.)
Buyurdu: (İyi adam değildir öyle ise.)
Bir gün, Resulullaha sordu biri Ensardan:
(En akıllı kimlerdir acaba insanlardan?)
Buyurdu ki:
(Ölümü, en çok
yadedenlerdir.
Ve hazırlık yapmakta,
acele edenlerdir.)
Bir gün de, sohbetinde buyurdu: Ey
cemaat!
Gözünüzü açın ki, çabuk biter bu hayat.
Öyle yaşayınız ki bu dünyada siz hatta,
Yürüyen ölü gibi bulunun bu hayatta.
Bir veli buyurur ki: (Kalbim
sıkıldığında,
Ölümü hatırlayıp, rahatlarım anında.)
Ömer bin Abdülaziz, toplayıp âlimleri,
Ölüm ve ahiretten bahsederdi ekseri.
O kadar ağlardı ki sonra da kederinden,
Cenaze çıkmış gibi olurdu evlerinden.
Hasan-ı Basri dahi otursaydı bir yere,
Ölüm ile kabirden bahsederdi ilk kere.
Hazret-i Aişe’ye sual etti bir hanım.
Dedi ki: (Kalbim katı, acaba ne yapayım?)
(Ölümü çok hatırla, yumuşar) dedi ona.
Dediği gibi yapıp, kavuştu muradına.
Rebi
bin Heysem dahi, bir
mezar kazdı evde.
Çoğu vakitlerini, geçirirdi o yerde.
Derdi ki: (Az bir zaman unutsam ölümü
ben,
Kalbimin karardığı, belli olur halimden.)
Ömer bin Abdülaziz buyurdu ki bir zata:
(Ölümü düşünürsen, kavuşursun rahata.)
Resulullah
gördü ki bir gurup
insanları,
Yüksek sesle gülerek
geçiyor zamanları.
Yaklaşıp buyurdu ki:
(Siz, bu toplantınızda,
Lezzetleri yıkanı
hatırlayın biraz da.)
(O nedir ki?) deyince, buyurdu ki:
(Ölümdür.
O, bütün lezzetleri
temelinden götürür.) |