|
04 - ÖLÜM ve AHİRET
02 - Ölüm, Sonsuz
Yolculuk
Seyfeddin-i
Halveti (Rahmetullahi
Aleyh)
Evliyânın büyüklerinden.
İsmi Seyfeddîn Muhammed
Halvetî'dir.
Afganistan'daHerî
(Herat) şehrinde doğdu.
Doğum tarihi
bilinmemektedir. 1410
(H.813) târihinde
Herî'de vefât etti.
Kabr-i şerîfleri
Kazergâh Köprüsü
başındaki Halvetîler
kabristanındadır.
Seyfeddîn Halvetî, Pîr
Ömer Halvetî
hazretlerinden ilim ve
edeb öğrendi. Bir zaman
Bağdât ve Tebriz'e
gitti. Hocasından
öğrendiklerini
anlatmakla meşgûl oldu.
Sözleri çok tesirliydi.
Sohbetine nice kimseler
gelir, sohbetin aşkıyla
kendilerinden geçerler
ve yerlere düşerlerdi.
Bâzısının da sohbette
can verdiği olurdu. O
nereye gitse insanlar o
tarafa gider, arkasından
gelirdi.
Seninle işim var
Allah adamlarından âlim ve veli bir zat.
Bir gün, sevdiklerine anlattı şöyle
bizzat:
Vaktiyle çok gururlu ve kibirli bir
sultan,
Ülkesini gezmeyi arzu etti bir zaman.
Ata binip, yanına aldı avanesini.
Çıktı bir gezintiye, dolaştı ülkesini.
Giderken bir haşmetle, hayli
gururlanarak,
Karşısına, bir kimse çıktı ani olarak.
Yamalı elbiseli, yaşlı bir kimse idi.
Yanına yaklaşarak, önce bir selam verdi.
Almadı selamını, sultan çok gururundan.
O dedi: (Senin ile bir işim var ey
sultan!)
Sultan, sinirlenerek dedi: (Ne
istiyorsun?
Sen hangi cesaretle bana söz
söylüyorsun?)
Atının dizginini tutarak o ihtiyar,
Tekrar edip dedi ki: (Seninle bir işim
var!)
Çaresiz kalan sultan, ondan kurtulmak
için,
Dedi: (Söyle bakalım, benimle neymiş
işin?)
O dedi: (Bu, açıktan söylenecek şey
değil.
Gizlidir, onun için bana doğru az eğil.)
Sultan, ister istemez eğilince o yana,
(Ben Azrail’im!)
diye, bildirdi o
sultana.
Buz kesildi sultanın birden eli ayağı.
Korkudan rengi kaçtı, çözüldü dizi bağı.
Kekeleyip dedi ki hazret-i Azrail’e:
(İzin ver, görüşeyim gidip ailem ile.)
Lakin o, biraz bile vermedi ona izin.
Aldı hemen ruhunu, bir an beklemeksizin.
Sonra o kıyafetle, oradan ayrılarak,
Bu sefer, bir mümine geldi ani olarak.
Ve yanına iyice yaklaşarak o zaman,
Dedi: (Biraz işim var seninle ey
müslüman!)
O dedi: (Peki, hayhay, emrin baş üzerine.
Ne gibi hizmet varsa, getireyim yerine.)
Melekül
mevt dedi ki:
(Ey müslüman kardeşim!
Ben ölüm meleğiyim,
seninle budur işim.)
O dedi: (Hoş geldiniz, safalar
getirdiniz.
Ben de sizi beklerdim,
beni sevindirdiniz.
Lakin ricam şudur ki, çabuk olun az daha.
Ruhumu, bir an önce kavuşturun Allah’a.)
Melek dedi: (Ey mümin, var mı benden bir
arzun?
Ruhunu ne şekilde almamı istiyorsun?)
O dedi: (Madem öyle, izin ver bana biraz.
Kılayım şuracıkta iki rekat bir namaz.
Ben, ikinci rekatın secdesini yaparken,
İşte tam o sırada, ruhumu kabzet hemen.)
Kabul etti Azrail, onun bu ricasını.
Secdede, incitmeden alıverdi canını. |