|
03 - NAMAZIN EHEMMİYETİ
10
-
Namaz, Dua Demektir
Celaleddin-i Hindi
(Rahmetullahi Aleyh)
Hırsız yolu şaşırdı
Namaz kılmak, en büyük
ibadettir bu dinde.
Ecri dahi en çoktur Hak
teâlâ indinde.
Kulun, Hak teâlâya en
yakın olduğu an,
Yine namaz kıldığı
vakitlerdir her zaman.
Günahları örten ve
temizleyen de yine,
İhlas
ile kıldığı namazlardır
mümine.
Namaz, dinin direği,
müminin miracıdır.
Namaz, müslümanlıkla
kâfirliği ayırır.
Hanım evliyalardan
Rabia-yı Adviyye,
Geçirirdi vaktini çoğu
kez namaz ile.
Kefenini, seccade olarak
kullanırdı.
Her gece, tam bin rekat
her gün namaz kılardı.
Tekbiri getirip de,
namaza durduğunda,
Hiçbir şeyden haberi
olmuyordu o anda.
Bir gün namaz kılarken,
kamış girdi gözüne.
Selam verene kadar
farketmedi hiç yine.
Namazı bitirince,
hissetti onu ancak.
Güçlükle çıkardılar bir
hayli uğraşarak.
Yine böyle bir gece,
namaz kıldı evinde.
Sonra uyuyakaldı hasırın
üzerinde.
O esnada içeri bir
hırsız girdi, ancak,
Aradı, hiçbir nesne
bulamadı çalacak.
Hazret-i Rabia’nın vardı
ki bir örtüsü,
Tam çıkacağı zaman,
takıldı ona gözü.
Bari boş çıkmayayım
diyerek aldı onu.
Ve lakin bulamadı evin
çıkış yolunu.
Geri dönüp bıraktı o
örtüyü yerine.
Tam kapıdan çıkarken,
geriye döndü yine.
Bıraktığı örtüyü, tekrar
eline aldı.
Lakin yine şaşırıp,
kapıyı bulamadı.
Dönüp koydu örtüyü, yolu
buldu hemence.
Bu hal, tam yirmi kere
vaki oldu o gece.
Son defa o örtüyü eline
aldığında,
Gaibten
kendisine geldi şöyle
bir nida:
(Ey kişi hiç yorulma,
çek örtüden elini!
Zira o, Allah’ına
ısmarladı kendini.
Ona az yaklaşmaya, gücü
yokken şeytanın,
Senin gücün yeter mi,
uğraşma daha sakın.
Alamazsın sen onu,
kendini yorma fazla.
O uyuyor ise de, uyumaz
Rabbi asla.)
Bunu duyup korktu ve
çıktı evin içinden.
Tövbe edip, vazgeçti bu
hırsızlık işinden.
Rebi
bin Heysem dahi,
evliyadan bir zattı.
Bin altın değerinde var
idi cins bir atı.
Bir gün namaz kılarken,
çalındı o ara at.
Farketti,
namazını bozmadı yine
fakat.
(Niçin mani olmadın?)
diye sorduklarında,
Dedi: (Huzurundaydım
Rabbimin ben o anda.)
|