|
03 - NAMAZIN EHEMMİYETİ
05 - Namaz Birinci
Vazife
Ahmet Mekki Efendi
(Rahmetullahi Aleyh)
Âlim, ârif, veliy-yi
kâmil olan Seyyid
Abdülhakîm Arvâsî'nin
büyük oğlu. Annesi büyük
velî, kerâmetler sâhibi,
Seyyid Fehîm-i Arvâsî
hazretlerinin büyük oğlu
M.Reşid Arvâsî'nin kızı
Âişe Hanımdır. 1896
(H.1314) yılında Van'ın
Başkale kazâsında doğdu.
1967 (H.1387) yılında
vefât etti.
İki rekat namaz
Abdullah bin Tahir ki,
çok salih birisiydi.
Hem de çok adil olup,
Horasan valisiydi.
Bir gün jandarmaları,
birini, hırsız diye,
Yakalayıp, acele
bildirdiler valiye.
O gece, hırsızlardan
biri kaçtı hapisten.
Hirat’lı
bir demirci, o mahalden
geçerken,
Memurlar onu görüp,
derhal yakaladılar.
Hırsızlarla beraber
valiye çıkardılar.
Vali, (Hapsedin!) dedi,
hiç de incelemeden.
Demirci, hücresinde bir
abdest aldı hemen.
Kırık, mahzun kalp ile,
iki rekat bir namaz,
Kıldı ve göz yaşıyle
eyledi şöyle niyaz:
(Ya rabbi, suçum yoktur,
sırf sen buna vakıfsın.
Ve beni bu zindandan,
ancak sen kurtarırsın.)
O, gözyaşı içinde
yalvarırken böylece,
Vali, gayet korkulu rüya
gördü o gece.
Kuvvetli dört pehlivan,
yanına gelip birden,
Tahtını, tam kaldırıp,
tersine çevirirken,
Uyanıp kalktı hemen,
sonra namaza durdu.
Tövbe istiğfar edip,
sonra yatıp uyudu.
Velakin
rüyasında görünce aynı
hali,
Yatağından, korkuyla
fırladı yine vali.
Bildi ki, kendisinde bir
mazlumun ahı var.
Acele abdest alıp,
namaza durdu tekrar.
Sonra da el kaldırıp,
dedi ki: (Ya İlahi!
Bilirim ki, sadece büyük
sensin Vallahi.
Sen öyle büyüksün ki,
büyükler ve küçükler,
Sıkışınca, sadece senden
yardım isterler.)
Çağırdı hapishane
müdürünü acele.
Sordu: (Hapishanede bir
mazlum var mı?) diye.
Dedi: (Onu bilemem,
velakin bir kimse var.
Ağlayıp, gözyaşıyle
ediyor çok dualar.)
Vali (Eyvah!) diyerek,
getirtti derhal onu.
Sorup, anladı hemen hiç
suçsuz olduğunu.
Sonra özür dileyip,
dedi: (Bakma kusura.
Bir yanlışlık yapmışlar
jandarmalar o sıra.
Hakkını helal edip, şu
bin gümüşü de al.
Bir sıkıntın olunca,
bana gel yine derhal.)
Helal etti demirci
hakkını o valiye.
Dedi: (Gelmem, işimi
senden talep etmeye.)
Vali (Niçin?) deyince,
dedi ki: (Ey sultanım!
Şu garip fakir için, sen
gibi bir sultanın,
Tahtını ters çeviren
Rabbimi bırakıp da,
Başkasına gidersem,
yakışır mı kulluğa?
Namazların sonunda
ettiğim dua, niyaz,
İle, nice dertlerden
eyledi beni halas.
Ve nice muradıma
kavuşturmuşken Rabbim,
Ondan başka birine nasıl
gidebilirim?) |