|
03 - NAMAZIN EHEMMİYETİ
04 - Cennete Giden Yol
Mirza Hüsameddin Ahmed
(Rahmetullahi Aleyh)
Hindistan'da yetişen
büyük velîlerden. İsmi,
Hüsâmeddîn Ahmed'dir.
Babası ilimler hazînesi
meşhûr Kâdı Nizâmüddîn
Bedahşî'dir. Doğum yeri
ve târihi
bilinmemektedir. 1634
(H.1043) senesinde vefât
etti. Kabri, Delhi'de
Hâce Bâkî-billah
hazretlerinin türbesinin
yanındadır.
Namazı geciktiriyordu
Allah adamlarından, âlim
ve veli bir zat,
Bir gün namaz hakkında
şöyle etti nasihat:
Namaz kılmak, islamın
beş şartından biridir.
İbadetler içinde, hatta
en mühimidir.
Zira buyuruyor ki
Peygamber Efendimiz:
(Çoluk çocuğunuza namazı
öğretiniz.
Çocuk, yedi yaşına
girince, ayrıyeten,
Namaz kılması için,
emredin ona hemen.)
İmam-ı Gazali de buyurdu
ki bir derste:
(Nefse ceza vermeli, her
günahta elbette.
Eğer göz yumulursa, daha
azar, şımarır.
Önüne geçilemez,
tehlikeli hal alır.
Mesela haram yerse, aç
bırakmalı biraz.
Harama baktı ise, mubaha
baktırılmaz.)
Ebu
Talha vardı ki Sahabe-i
kiramdan,
Namaz kılıyor idi bağ
içinde bir zaman.
O ara güzel bir kuş,
gelip kondu yanına.
Kaç rekat kıldığını,
şaşırdı bakıp ona.
O da, kendi kendine dedi
ki: (Bak ey nefsim!
Benim dünya malında,
asla yok bir hevesim.
Rabbimin huzurunda
ederken Ona taat,
Ondan gayri bir şeye
edilir mi iltifat?
Madem ki düşüyorsun sen
böyle bir hataya,
Ben de, tasadduk ettim
bu bağı fukaraya.)
Amr bin dinar vardı hem,
evliyadan bir kişi.
Der ki: (Vefat etmişti,
birinin kız kardeşi.
Defini müteakip, kardeşi
eve varıp,
Baktı, para cüzdanı
düşmüş ve olmuş kayıp.
Defnederken düşmüştür
diyerek hemen sonra,
Birisini alarak, geldi
aynı mezara.
Cüzdanı bulmak için, o
kabri tekrar açtı.
Ve lakin çok feci bir
şey ile karşılaştı.
Ateşler içindeydi mezarı
kardeşinin.
Aklı gidecek oldu
korkudan o kişinin.
Mezarı tekrar örtüp,
koştu hemen evine.
Gördüğü hadiseyi,
anlattı annesine.
Dedi: (Hangi günahı
ederdi ki irtikab,
Kabirde, ateş ile olunur
böyle azap?)
Dedi: (Namazlarını
geciktiriyordu hep.
Azap olunmasına, bu
haldir belki sebep.) |