|
03 - NAMAZIN EHEMMİYETİ
03 - En Büyük Hırsız
Kutbüddin Bahtiyar Kaki
(Rahmetullahi
Aleyh)
Hindistan'da yetişen
büyük velîlerden. Asıl
ismi, Bahtiyâr el-Ûşî
Dehlevî, babasınınki
Mûsâ'dır. Lakabı
Kutbüddîn'dir. Ayrıca
Kutb-ül-aktâb,
Kutb-ül-İslâm,
Melik-ül-meşâyih,
Sultân-üt-tarîkat,
Bürhân-ül-hakîkat,
Reîs-üs-sâlikîn,
İmâm-ül-âmilîn,
Sirâc-ül-evliyâ ve
Tâc-ül-asfiyâ diye de
tanınır. Nesebi hazret-i
Ali'ye dayanmakta olup
seyyiddir.
1173 (H.569) senesinde,
Mâverâünnehir'de Ûş veya
Avaş denilen kasabada
doğdu. 1235 (H.633)
senesinde Hindistan'da
Dehlî'de vefât etti.
Kabri orada olup, en
tanınmış ziyâret
yerlerindendir. Kâbrini
ziyâret edenler, mübârek
rûhundan feyz almakta,
nûr saçılan kabrinden
istifâde etmektedirler.
En büyük hırsız
Öyle tesirliydi ki bu
velinin sohbeti,
Onu dinleyen herkes,
bulurdu hidayeti.
Dediler: (Evladına karşı
bir anne baba,
Ne gibi sorumluluk
altındadır acaba?)
Buyurdu ki: (Çocuklar,
onlara emanettir.
Allah’ın bahşettiği, çok
büyük bir nimettir.
Temiz toprak gibidir
kalpleri çocukların.
Ne tohum ekilirse, o
mahsul çıkar yarın.
Nedir helal ve haram,
nedir sünnet, nedir
farz?
En mühim vazifemiz, her
gün beş vakit namaz.
Bunlar öğretilir ve
yaptırılırsa eğer,
Dünya ve ahirette
saadete ererler.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Birinci nasihatim,
Beş vakit farz namazı
kılınız her gün derim.
Yani bir müslümanın en
birinci görevi,
Namaz kılmasıdır ki,
budur işin temeli.
Hem de namaz kılarken,
farzına, sünnetine,
Riayet etmeli ki,
kavuşulsun ecrine.
Bu gün, namaz kılanlar
fazla da olsa gayet,
Pek tadil-i erkana
etmiyorlar riayet.
Halbuki Resulullah,
şöyle buyurmaktadır:
(Hırsızların büyüğü,
namazından çalandır.)
Eshap
bunu duyunca, sordular
ki o zaman:
(Nasıl çalabilir ki bir
kimse namazından?)
Buyurdu:
(Erkanına etmezse kim
riayet,
O kimse, namazından
çalmış olur nihayet.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Her kim, namaz
kılarken,
Rükuda, secdede ve
kalkınca bu yerlerden,
Belini yerleştirip,
durmazsa eğer biraz,
Hak teâlâ indinde, kabul
olmaz o namaz.)
Bir gün, namaz kılarken,
gördü bir müslümanı.
Ki, tamam yapmıyordu o,
tadil-i erkanı.
Rükudan doğrulunca,
dikilip durmuyordu.
Secdeler arasında, biraz
oturmuyordu.
Buyurdu:
(Böyle namaz kılarsan,
öldüğünde,
Ümmetimden demezler sana
mahşer gününde.)
Namaz, düzgün ve doğru
kılınır ise eğer,
O namaz, sahibine
şöylece dua eder:
(Nasıl ki kusurlardan
korudunsa sen beni,
Allah da, her kusurdan
korusun öyle seni.)
İbadetler içinde, en
üstünü namazdır.
Namaz, dinin direği,
müminin miracıdır.
O halde, tam kılmalı
müslüman, namazını.
Getirmeli yerine, adab
ve erkanını.
Yani farzı, vacibi,
hatta sünnet ve edep,
Layık olduğu gibi,
hepsini yapmalı hep.
Tadil-i erkanına tam
dikkat etmelidir.
Zira bunu yapanlar,
kazanır büyük ecir.) |