|
03 - NAMAZIN EHEMMİYETİ
02 - Namazı Hafife Almak
Emir Hüsrev Dehlevi
(Rahmetullahi Aleyh)
Namazdan tad almak
İslam âlimlerinden Hak
dostu bir veliydi.
Söz ve nasihatları pek
çok faideliydi.
Bir gün, bir talebesi,
huzuruna gelerek,
Dedi: (Alamıyorum
namazdan manevi zevk.
Zevk almak şöyle dursun,
zor geliyor bu hatta.
Bana bir tavsiyeniz
olacak mı bu babta?)
Buyurdu ki: (Yediğin
lokmalara dikkat et.
Yemek adabına da, eyle
hem tam riayet.)
Bir talebesi dahi eyledi
ki şöyle arz:
(Nasıl kılabiliriz huşu
ile bir namaz?)
Buyurdu: Şöyle düşün
namaza durduğunda:
(Ben, kimin huzurunda
duruyorum şu anda?)
Ey oğlum, Hak teâlâ, bir
yirmidört saatte,
Sırf beş vakit ayırmış
bu mühim ibadete.
Bu beş vakit namazın
kılınması da zaten,
Kulun, bir saatini almaz
bile esasen.
Bir saatlik zamanı,
namaza ayırmayıp,
Boş şeylerle uğraşmak,
hem çok günah, hem ayıp.
Bir gün hazret-i Ömer,
bir sabah namazını,
Cemaate kıldırıp,
gözetti eshabını.
Lakin göremeyince birini
o saatte,
Buyurdu: (Filan kimse,
yok mudur cemaatte?)
Dediler: (Geceleri, o,
ibadet yapar hep.
Şimdi uyukluyordur belki
de bundan sebep.)
Buyurdu ki: (Keşke o,
gece hep uyusaydı.
Ve sabah namazını
cemaatle kılsaydı.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Kardeşlerim, bu namaz,
Doğru kılınmaz ise,
indallah kabul olmaz.
Farzına, sünnetine, ne
kadar çok riayet,
Edilirse, ecri de çok
olur öyle gayet.
Başka şey düşünmekle
bozulmasa da namaz,
Elde edilen sevap, o
nisbette olur az.)
Bir gün, cemaatinden
sual etti birisi.
Dedi ki: (Ey efendim,
nedir zikir meclisi?)
Buyurdu ki: (Allah’ın
emirleri nelerdir?
Bu gibi hususların
konuşulduğu yerdir.
Namaz nasıl kılınır,
oruç nasıl tutulur?
Bunlar konuşulursa,
tamamı zikir olur.) |