|
03 - NAMAZIN EHEMMİYETİ
02 - Namazı Hafife Almak
İmam-ı Rabbani (Kuddise
Sirruh)
Kıyamette evvela
(namaz)dan
sorulacaktır.Namaz doğru
ise, diğerlerinin
hesabı, Allahü tealanın
yardımı ile kolay
geçecektir.
(Kelam-ı kibar)
Namaz, dinin direği
Bu zat buyuruyor ki: Bu
dünyada, insana,
Önce lazım olan şey,
ermektir tam imana.
Bundan sonra, salih ve
yarar iş yapmalıdır.
Bunların içinde de en
mühimmi, (namaz)dır.
Resulullah
buyurdu bir hadis-i
şerifte:
(Namaz kılmak, bu dinin
direğidir elbette.)
Namaz kılan bir kimse,
dinini doğrultmuştur.
Namaz kılmayan ise,
dinini yıkmış olur.
Namazı, doğru dürüst
kılarsa eğer insan,
Kurtulur, günah olan
kötü işler yapmaktan.
İnsanı kötülükten
korumayan bir namaz,
Görünüşte namazdır,
doğru namaz olamaz.
Velakin
doğrusunu yapıncaya
kadar tam,
Görünüşü yapmaya, etmeli
yine devam.
Buyuruldu: (Bir şeyin,
hepsi yapılamazsa,
Hepsini de elinden
kaçırma hiç olmazsa.)
Allah’ın merhameti
sonsuzdur çünkü evlat.
O, kabul edebilir
görünüşü, hakikat.
(Böyle kılacağına, hiç
kılma) dememeli.
(Böyle kılacağına,
dosdoğru kıl) demeli.
Namazı, cemaatle eda
etmeli ki hep,
Azaptan kurtulmaya,
namazdır çünkü sebep.
Müminun
suresinin başındaki
âyette,
Buyuruldu:
(Müminler, kurtulacak
elbette.)
Âyetin devamında, şöyle
buyurmaktadır:
(Onlar, namazlarını
dosdoğru kılanlardır.)
Bir kadı, heyecanla
gelerek bir veliye,
Yalvardı: (Oğlum için
bir dua edin) diye.
Oğlu, taun derdine
birden yakalanmıştı.
Diğerleri hep ölmüş, bir
bu oğlu kalmıştı.
Cevaben buyurdu ki:
(Ben, aciz bir kimseyim.
Onun kurtulmasına, yok
elimde bir şeyim.)
Sonra geçti içeri, iki
rekat bir namaz,
Kılıp, Hak teâlâya
eyledi dua, niyaz.
Sonra kalkıp dedi ki:
(Oğlunuz buldu sıhhat.
Evinde, sapa sağlam
oturuyor şu saat.)
Ayrılıp, sevinerek evine
koştu kadı.
Gördü ki, hakikaten
sıhhat bulmuş evladı.
Bu zat, bir sohbetinde
buyurdu: (Bu camiler,
Allahü teâlânın sevdiği
mahaldirler.
Hatta Allah’ın evi
addedilir bu yerler.
Allah’ın misafiri
sayılır müdavimler.
Rabbimiz buyurur ki:
(Herkes, misafirini,
İktidarına göre ağırlar
tabii ki,
Zengin, zenginliğine
göre çok ikram yapar.
Fakir de, ona göre
mütevazı ağırlar.
Benim misafirimdir cami
cemaatları.
Ben de, şanıma göre
ağırlarım onları.) |