|
02 - İMAN NİMETİ
05 - Kimler Sonsuz
Yanacak ?
Ebül Hasen Harkani (Rahmetullahi Aleyh)
Allahü teâlâya ve âhirete
âit ilimler yâni mârifetler sâhibi büyük âlim ve velî. Künyesi Ebü'l-Hasan,
ismi Ali bin Câfer'dir. Bistâm'ın bir kasabası olan Harkân'da dünyâya geldi.
Ebü'l-Hasan-ı Harkânî, uzun boylu, güzel yüzlü, geniş alınlı, iri gözlü ve
kumral idi. Hazret-i Ömer'e benzerdi. İnsanları Hakk'a dâvet eden, onlara
doğru yolu gösterip, hakîkî saâdete kavuşturan ve kendilerine Silsile-i aliyye
denilen büyük âlim ve velîlerin altıncısıdır. Büyük İslâm âlimi Bâyezîd-i
Bistâmî'nin rûhâniyetinden istifâde ederek kemâle gelmiş, yükselmişti.
Zamânının kutbu idi. 1034 (H.425) senesinde Harkân'da vefât etti. Kabri
Harkân'dadır.
İman etmek kolay değil
Büyük islam sultanı, o
Gazneli Mahmut Han,
Harkan
vilayetine gelmiş idi bir zaman.
Orada, Ebül Hasan Harkani
diye bir zat,
Vardı ki, ziyarete
gitmişti onu bizzat.
Harkani
hazretleri, Mahmud-u Gaznevi’ye,
Hocasından bahsetti, çok
büyük zattı diye.
Dedi: (Hocam Bayezid
Bistami, ayriyeten,
Öyle kâmil bir veli idi ki
hakikaten,
Onu bir defa gören,
küfürden kurtulurdu.
Ve bir defa konuşan,
hidayeti bulurdu.)
Mahmut Han çok şaşırıp,
dedi: (Ya Ebel Hasen!
Böyle nasıl söylersin
Bayezid hakkında sen?
Zira Resulullahı gördü
nice kâfirler.
Yine de iman ile
şereflenemediler.
Bahusus Ebu Cehil ve keza
Ebu Leheb,
Allah’ın resulünü sık sık
görürlerdi hep.
Bunlar gelemedi de iman ve
hidayete,
Bayezid’i
gören mi erecek bu devlete?
Senin üstadın olan Bayezid-i
Bistami,
Server-i kainattan yüksek
mi daha yani?
O Resulü görenler,
etmediler de iman,
Nasıl onu görenler imana
gelir o an?)
Dinledi Ebül Hasen,
sultanın bu sözünü.
Dedi: (Onlar görmedi
Allah’ın Resulünü.
Yani Ebu Cehil’le onun
gibi çok ahmak,
Onu göremediler bir
Peygamber olarak.
Anlamadıklarından
Peygamber olduğunu,
Yalnız görmüş oldular,
Abdullahın oğlunu.
Yahut Ebu Talib’in
yetimidir diyerek,
Baktı ve aldandılar
peygamber bilmeyerek.
Onlar inkâr gözüyle ona
baktı yalnızca.
Bu yüzden aldandılar,
imanla bakmayınca.
Sıddık-ı
ekber gibi, onlar da, inanarak,
Görmüş olsalar idi bir
Peygamber olarak,
Onlar da, onun gibi imana
gelirlerdi.
Onun gibi yükselip, kemale
ererlerdi.
Araf suresinde de, Hak
teâlâ mealen,
Şöyle buyurmaktadır,
Habibine hitaben:
(Sana baktıklarını
görürsün çok kimsenin.
Fakat üstünlüğünü
görmezler onlar senin.)
Hükümdar, bu cevabı
dinleyince dikkatle,
Pek hoşuna gitti ve memnun
oldu gayetle.
Silindi kalbindeki o
itiraz ve inat.
Dedi: (Eder misiniz bana
biraz nasihat.)
Buyurdu ki: (Günahtan geri
çek her a’zanı.
Kıl her gün cemaatle, beş
vakit namazını.)
|