ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - İMAN NİMETİ

04 - Cehennemden Kurtulmak

Ali bin Şihab (Rahmetullahi Aleyh) 

Mısır evliyâsından. Doğum târihi belli değildir. Nesebi dördüncü dedede Tilmsan sultânı Ebû Abdullah'a, sonra da Seyyid Muhammed bin Hanefiyye'ye ulaşır. Büyük âlim İmâm-ı Şa'rânî'nin dedesidir. 

 

Sen bir müslümansın

 

Bu zat, her sohbetinde bahsederdi (iman)dan.

Sohbetiyle çok kâfir, ettiler bir bir iman.

 

Derdi ki: (İki türlü kula gelir hidayet.

Kimine ihsan olur, kimine de adalet. 

 

Bir kimse dua edip, dese ki: (Ya ilahi!

İman ve hidayete kavuştur beni dahi.)

 

Onun, hüsn-ü niyetle yaptığı bu duayla,

O kulu, hidayete erdirir Hak teâlâ.

 

İnsan, ömrü boyunca istese bunu bir an,

Ölmeden, o kimseye nasib olur bu iman.

 

İşte dua edip de, hidayete kavuşmak,

Adalet-i ilahi sayesindedir ancak.

 

Bazı kimseler dahi vardır ki bu dünyada,

İmana gelmek için, bulunmaz bir duada.

 

Tanıtır Allah ona sevdiği bir kulunu.

Onun vasıtasıyla, kendine çeker onu.

 

Bu da, Hak teâlânın ihsanıdır ki elbet, 

Dünyada, yoktur daha bunun gibi bir nimet.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Bizler çok talihliyiz.

Ehl-i sünnet üzere iman ettik çünkü biz.

 

Doğru imana ermek, en büyük bir rütbedir.

Bu rütbe, her makam ve mevkiin üstündedir.

 

Bu rütbenin önüne, eğer mesleğinizi,

Alacak olursanız, bu, zelil eder sizi.

 

Eğer sen tabip isen, tek tabip sen değilsin.

Onbinlerce tabipten, ancak bir tanesisin.

 

Ama sen, bundan önce, ehl-i sünnet üzere,

Doğru iman sahibi müslümansın bir kere.

 

Sonra, Resulullahı ve Hak dostlarını, sen,

Candan seviyorsun ki, şeref, budur esasen.

 

Bu şerefin yanında, diğer makam ve mevki,

Gibi şeyler, kıymetten mahrumdur elbetteki.

 

Vardı Sahabeden de, meslek ehli kişiler.

Lakin bahis konusu olmazdı böyle işler.

 

Onlarda, tek ve ortak bir hususiyet vardı.

O da, Resulullahın sahabisi olmaktı.

 

Zira hazret-i Ömer, buyurur ki bu babta:

(Bizler bulduk şerefi, asıl Eshab olmakta.

 

Eğer Eshab olmanın üstünde, başka şeref,

Ararsanız, çok zelil olursunuz malesef.)

 

Çünkü Eshabtan olmak, zirvede bir noktadır.

Daha çıkmak isteyen, aşağı yuvarlanır.

 

Bizler, Resulullahı görmedikse de, fakat,

İslam âlimlerini tanıdık, bu hakikat.

 

Dünyada, bundan büyük bir nimet yoktur daha.

Bu nimete kavuşan, şükreylesin Allah’a.

 

Eğer islamiyet’e sarılırsa bir insan,

Nimetlerin şükrünü yapmış olur o zaman.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan