|
02 - İMAN NİMETİ
04 - Cehennemden
Kurtulmak
Ali bin Şihab (Rahmetullahi Aleyh)
Mısır evliyâsından. Doğum
târihi belli değildir. Nesebi dördüncü dedede Tilmsan sultânı Ebû Abdullah'a,
sonra da Seyyid Muhammed bin Hanefiyye'ye ulaşır. Büyük âlim İmâm-ı
Şa'rânî'nin dedesidir.
Sen bir müslümansın
Bu zat, her sohbetinde
bahsederdi (iman)dan.
Sohbetiyle çok kâfir,
ettiler bir bir iman.
Derdi ki: (İki türlü kula
gelir hidayet.
Kimine ihsan olur, kimine
de adalet.
Bir kimse dua edip, dese
ki: (Ya ilahi!
İman ve hidayete kavuştur
beni dahi.)
Onun, hüsn-ü niyetle
yaptığı bu duayla,
O kulu, hidayete erdirir
Hak teâlâ.
İnsan, ömrü boyunca istese
bunu bir an,
Ölmeden, o kimseye nasib
olur bu iman.
İşte dua edip de, hidayete
kavuşmak,
Adalet-i ilahi
sayesindedir ancak.
Bazı kimseler dahi vardır
ki bu dünyada,
İmana gelmek için,
bulunmaz bir duada.
Tanıtır Allah ona sevdiği
bir kulunu.
Onun vasıtasıyla, kendine
çeker onu.
Bu da, Hak teâlânın
ihsanıdır ki elbet,
Dünyada, yoktur daha bunun
gibi bir nimet.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Bizler çok talihliyiz.
Ehl-i sünnet üzere iman
ettik çünkü biz.
Doğru imana ermek, en
büyük bir rütbedir.
Bu rütbe, her makam ve
mevkiin üstündedir.
Bu rütbenin önüne, eğer
mesleğinizi,
Alacak olursanız, bu,
zelil eder sizi.
Eğer sen tabip isen, tek
tabip sen değilsin.
Onbinlerce
tabipten, ancak bir tanesisin.
Ama sen, bundan önce, ehl-i
sünnet üzere,
Doğru iman sahibi
müslümansın bir kere.
Sonra, Resulullahı ve Hak
dostlarını, sen,
Candan seviyorsun ki,
şeref, budur esasen.
Bu şerefin yanında, diğer
makam ve mevki,
Gibi şeyler, kıymetten
mahrumdur elbetteki.
Vardı Sahabeden de, meslek
ehli kişiler.
Lakin bahis konusu olmazdı
böyle işler.
Onlarda, tek ve ortak bir
hususiyet vardı.
O da, Resulullahın
sahabisi olmaktı.
Zira hazret-i Ömer,
buyurur ki bu babta:
(Bizler bulduk şerefi,
asıl Eshab olmakta.
Eğer Eshab olmanın
üstünde, başka şeref,
Ararsanız, çok zelil
olursunuz malesef.)
Çünkü Eshabtan olmak,
zirvede bir noktadır.
Daha çıkmak isteyen, aşağı
yuvarlanır.
Bizler, Resulullahı
görmedikse de, fakat,
İslam âlimlerini tanıdık,
bu hakikat.
Dünyada, bundan büyük bir
nimet yoktur daha.
Bu nimete kavuşan,
şükreylesin Allah’a.
Eğer islamiyet’e sarılırsa
bir insan,
Nimetlerin şükrünü yapmış
olur o zaman.)
|