|
02 - İMAN NİMETİ
03 - Önünü İlikle de Geç
Abdülaziz Dirini
(Rahmetullahi Aleyh)
Mısır evliyâsından. İsmi
Abdülazîz, babasının adı Ahmed'dir. Künyesi Ebû Muhammed, lakabı İzzeddîn'dir.
1216 (H.613) yılında doğdu. 1295 (H.694) senesinde Kahire'de vefât etti. Kabri
Kahire'dedir.
Küçük yaşta ilim tahsiline
başlayan Abdülazîz Dîrînî, zamânındaki âlimlerden ilim öğrendi. Ebü'l-Feth bin
Ebi'l-Ganîm Rasânî'nin sohbetinde bulundu ve Şeyh İzzeddîn'den tasavvuf ilmini
öğrendi. Tasavvuf yolunda yüksek mertebelere kavuştu. Abdülazîz Dîrînî dünyâya
düşkün olmayan ve birçok kerâmeti görülen, edebiyât, kelâm ve Şâfiî mezhebi
fıkhı âlimiydi.
Önünü ilikle de geç
Bu zat buyuruyor ki:
(İmanı olan kişi,
Nasıl işleyebilir günah
olan bir işi?
Biri görecek olsa o fiili
işlerken,
Haya edip, vazgeçer o işi
işlemekten.
Halbuki Allah her an,
görüyor kendisini.
Hem biliyor kalbinden
neler geçirdiğini.
O, Onu görmese de, görüyor
onu Allah.
Bunu bilen bir mümin,
nasıl işler bir günah?
Ve Allah, kendisine
yakınken ondan daha,
O, nasıl bile bile isyan
eder Allah’a?)
Bir gün de buyurdu ki: (En
büyük nimet, iman.
İmanı olmayanın, farkı
yoktur hayvandan.
İmanı muhafaza edebilmek
için de,
İslama
uymalıdır mutlaka her işinde.
Zira tek gaye ile
yaratıldı ins ve cin.
O da, yalnız Allah’a
ibadet etmek için.
İbadetsiz iman da,
fenersiz mum gibidir.
Zamanla zayıflar ve
sonunda sönebilir.)
Yine sevdiklerine buyurdu
ki bir zaman:
(Beş şeyin kıymetini
bilmeli her müslüman.
Bunlardan birincisi şudur
ki: Bir insanın,
Doğru iman sahibi
olmasıdır bihakkın.
Çünkü iman olmadan,
girilemez Cennete.
İnsanı, bu götürür ebedi
saadete.
İkincisi şudur ki, bu iman
ve itikat,
Ehl-i sünnet üzere
olmalıdır, bu da şart.
Yetmişüç
fırka var ki, bunlardan biri haktır.
Diğer yetmiş ikisi, azaba
müstehaktır.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Mümini çekiştirmek,
Allah’ın men ettiği iştir
ki, çirkindir pek.
Kaldı ki o büyükler, yazdı
ki kitaplarda:
(Bir müminin, ismini
görsen eğer duvarda,
O müminin ismine saygı,
hürmet yönünden,
Önünü ilikleyip, geç o
duvar önünden.)
Neden? Çünkü orada,
Allah’a iman etmiş,
Bir müminin ismi var, işte
budur asıl iş.
Bir insan ki, doğru bir
itikat edinmiştir,
O, hürmet edilmeye, en
layık bir kişidir.)
|