|
02 - İMAN NİMETİ
02 - Doğru İmanın
Alameti
Abdülvehhab-ı Mısri (Rahmetullahi Aleyh)
Mısır evliyâsından. İsmi,
Abdülvehhâb, babasının ismi Ahmed'dir. Lakabı Tâcüddîn, künyesi Ebû Nasr'dır.
İbn-i Arabşah ismiyle meşhur oldu. 1410 (H.813) senesinde Türkistân'da bulunan
Hâc-ı Tarhân'da doğdu. 1516 (H.922) senesinde Mısır'da vefât etti. Bâb-ı
Züveyle dışında, kendi dergâhı bahçesine defnedildi.
Resulullahın
sözlerinden birine bile inanmamaya veya iyi ve
doğru olduğunda şüphe etmeye (Küfür) denir. (Kelam-ı kibar)
Şehadetin manası
Bu zat buyuruyor ki: (Her
şeyden daha evvel,
Doğru iman, itikat
edinmektir mükemmel.
Sonra, Resulullaha tam
tâbi olmalıdır.
Zira Ona uymakla üstünlük
kazanılır.
Lazım ve zaruridir herkese
iman etmek.
Zira bu, Rabbimizin
emridir bize tek tek.
İman eden bir kimse, yapar
bütün farzları.
Ve terk eder bilcümle
haram ve günahları.
Resule iman etmek, kime
olsa müyesser,
Onu, mal ve canından daha
çok fazla sever.
Onun bu sevgisinin, şudur
ki işareti,
Her mekruhtan kaçınır ve
yapar her sünneti.
Resulullah,
her ne ki beyan eylemişlerdir,
Beğenip, kalben kabul
etmeye iman denir.
Onun tek bir sözüne bile
inanmamaya,
Veya doğruluğunda, biraz
duraklamaya,
Yani şüphe etmeye, küfür
adı verilir.
Böylece inanmayan kimseye,
kâfir denir.)
Bir gün de buyurdu ki: (Resulullaha
uymak,
Allahü teâlâya itaattır
muhakkak.
Ebedi saadete kavuşmak
için, insan,
Olması lazım gelir önce
halis müslüman.
İman etmek için de, hiçbir
formaliteye,
Lüzum yok, bir imama, bir
müftiye gitmeye.
Der ki: (Ben iman ettim
Allahü teâlâya.
Ve inandım, resulü
Muhammed Mustafa’ya.
Onun, Hak teâlâdan bize
tebliğ ettiği,
Şeylere de inandım, hepsi
doğru ve iyi.
Allah ve Resulünün
dostlarını severim.
Düşmanlarını ise, sevmez,
nefret ederim.)
Şehadet’in
manası, kısaca işte budur.
Her kim böyle söylerse, o,
müslüman olmuştur.
Bundan sonra, en mühim şey
şudur ki, en önce,
Doğru iman, itikat
edinmektir güzelce.
Ehl-i sünnet denilen islam
âlimlerinin,
Kitaplarından bunu
öğrenmelidir ilkin.
Onlar anlar Kur’andan,
murad-ı ilahiyi.
Ve onlar, hadislerden
anlar doğru bilgiyi.
Yıllarca, gece gündüz,
çalışıp didinerek,
İstirahatlerini bile feda ederek,
İslamı,
bize kadar, onlar ulaştırdılar.
Versin Allah onlara, en
iyi karşılıklar.
İman ve itikadı sağlam
ettikten sonra,
Emir ve yasaklara uymaya
gelir sıra.
İlim ve iş'ten sonra,
lazımdır bir de ihlas.
Azaptan kurtulmak da,
bununla olur esas.
İhlas,
temiz etmek ve pislikten arınmaktır.
Yani her yaptığını, Allah
için yapmaktır.
Sözün özü şudur ki,
ahirette kurtulmak,
Doğru iman ve halis amelle
olur ancak.)
|