ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - İMAN NİMETİ

02 - Doğru İmanın Alameti

Abdülvehhab-ı Mısri (Rahmetullahi Aleyh) 

Mısır evliyâsından. İsmi, Abdülvehhâb, babasının ismi Ahmed'dir. Lakabı Tâcüddîn, künyesi Ebû Nasr'dır. İbn-i Arabşah ismiyle meşhur oldu. 1410 (H.813) senesinde Türkistân'da bulunan Hâc-ı Tarhân'da doğdu. 1516 (H.922) senesinde Mısır'da vefât etti. Bâb-ı Züveyle dışında, kendi dergâhı bahçesine defnedildi.

Resulullahın sözlerinden birine bile inanmamaya veya  iyi ve doğru olduğunda şüphe etmeye (Küfür) denir. (Kelam-ı kibar) 

 

Şehadetin manası

 

Bu zat buyuruyor ki: (Her şeyden daha evvel, 

Doğru iman, itikat edinmektir mükemmel.

 

Sonra, Resulullaha tam tâbi olmalıdır.

Zira Ona uymakla üstünlük kazanılır.

 

Lazım ve zaruridir herkese iman etmek.

Zira bu, Rabbimizin emridir bize tek tek.

 

İman eden bir kimse, yapar bütün farzları.

Ve terk eder bilcümle haram ve günahları.

 

Resule iman etmek, kime olsa müyesser,

Onu, mal ve canından daha çok fazla sever.

 

Onun bu sevgisinin, şudur ki işareti,

Her mekruhtan kaçınır ve yapar her sünneti.

 

Resulullah, her ne ki beyan eylemişlerdir,

Beğenip, kalben kabul etmeye iman denir.

 

Onun tek bir sözüne bile inanmamaya,

Veya doğruluğunda, biraz duraklamaya,

 

Yani şüphe etmeye, küfür adı verilir.

Böylece inanmayan kimseye, kâfir denir.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Resulullaha uymak,

Allahü teâlâya itaattır muhakkak.

 

Ebedi saadete kavuşmak için, insan,

Olması lazım gelir önce halis müslüman.

 

İman etmek için de, hiçbir formaliteye,

Lüzum yok, bir imama, bir müftiye gitmeye.

 

Der ki: (Ben iman ettim Allahü teâlâya.

Ve inandım, resulü Muhammed Mustafa’ya.

 

Onun, Hak teâlâdan bize tebliğ ettiği,

Şeylere de inandım, hepsi doğru ve iyi.

 

Allah ve Resulünün dostlarını severim.

Düşmanlarını ise, sevmez, nefret ederim.)

 

Şehadet’in manası, kısaca işte budur.

Her kim böyle söylerse, o, müslüman olmuştur.

 

Bundan sonra, en mühim şey şudur ki, en önce,

Doğru iman, itikat edinmektir güzelce.

 

Ehl-i sünnet denilen islam âlimlerinin,

Kitaplarından bunu öğrenmelidir ilkin.

 

Onlar anlar Kur’andan, murad-ı ilahiyi.

Ve onlar, hadislerden anlar doğru bilgiyi.

 

Yıllarca, gece gündüz, çalışıp didinerek,

İstirahatlerini bile feda ederek,

 

İslamı, bize kadar, onlar ulaştırdılar.

Versin Allah onlara, en iyi karşılıklar.

 

İman ve itikadı sağlam ettikten sonra,

Emir ve yasaklara uymaya gelir sıra.

 

İlim ve iş'ten sonra, lazımdır bir de ihlas.

Azaptan kurtulmak da, bununla olur esas.

 

İhlas, temiz etmek ve pislikten arınmaktır.

Yani her yaptığını, Allah için yapmaktır.

 

Sözün özü şudur ki, ahirette kurtulmak,

Doğru iman ve halis amelle olur ancak.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan