ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - İMAN NİMETİ

02 - Doğru İmanın Alameti

Abdülhakim Arvasi (Rahmetullahi Aleyh)

Ruh bilgilerinin, tasavvuf ilminin mütehassısı, son asır âlim ve velîlerinden. 1865 (H.1281)'te Van vilâyetinin Başkale kasabasında doğdu. 1943 (H.1362)'de Ankara'da vefât etti. Kabri, Ankara yakınındaki Bağlum kasabasındadır. 

 

Doğru imanın alameti

 

Bu zat ömrü boyunca, çok gayret sarf ederek, 

İmanı anlatırdı gençlere vâz ederek.

 

Derdi: (Allah bir kula, verdiyse eğer iman,

Öyle ise, nedir ki etmedi ona ihsan?

 

Ve Allah, bir kula ki, imanı vermemiştir,

O olmadıktan sonra, ne ki ona vermiştir?)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Mümin olan bir kimse,

Korkmadan günah işler, hem de hiç üzülmezse,

 

Ayrıca, Hak emrine aldırış etmeyerek,

Günahı beğenirse hem (Ne güzel!) diyerek,

 

Mazallah imanını kaybedip, küfre düşer.

Bu hal üzre ölürse, ebedi azap çeker.

 

Ama önem verir de, sırf nefsine uyarak,

Haramları işlerse şeytana aldanarak,

 

Sonra da toparlanıp, pişman olursa eğer,

Yine mümin sayılır böyle olan kimseler.

 

Belki yanar ise de Cehennem ateşinde,

Sonsuz kalmayacaktır lakin azap içinde.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Hiç günah işlememek,

Kâmil müminler için basit ve kalaydır pek.

 

Velakin kalplerinde, bir maraz-ı manevi,

Olanlara güç gelir, çok kolay olsa dahi.

 

Şudur ki kalpte olan maraz-ı maneviyye:

Tam iman etmemektir ahkamı diniyyeye.

 

Kalpte, doğru imanın olduğuna alamet,

İslamı yaşamaktan, almaktır tad ve lezzet.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Bu dünya, hiçtir elbet.

Hiç ile uğraşan da, hiç olur en nihayet.

 

Ölüm ve sonrasına, her kim inanır ise,

Odur Allah indinde hayırlı, iyi kimse.

 

Biz her an, her saatte, bir işler yapıyoruz.

Ve her bir işimizde, bir niyet taşıyoruz.

 

Bu da, ya nefis için, ya da Allah içindir.

Yani kul, her işinde imtihan içindedir.

 

Yani kalp, her saniye, sağa sola döner hep.

Ya hayra karar verir, ya şerri eder talep.

 

Nitekim Resulullah ederdi şöyle dua:

(Ya rabbi, sen kalbimi sabit kıl doğru yolda.)

 

Ey insan, son nefeste döner de eğer kalbin,

Mazallah küfr üzere durursa, n’olur halin?

 

İman üzre durması isteniyorsa eğer,

Hep salih kimselerle bulunmak icab eder.

 

Hep iyilerle olup, edersek çok ibadet,

İnşallah iman ile gideriz en nihayet.

 

Ebedi saadeti ele geçirmek için,

Doğru iman lazımdır, çaresi budur işin.

 

Ehl-i sünnet üzere iman edilmedikçe,

Azaptan kurtulunmaz ahirete gidince.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan