|
02 - İMAN NİMETİ
01 - En Sevgili İbadet
Abdullah-ı Dehveli (Rahmetullahi Aleyh)
En şerefli mertebe
Bu zat buyuruyor ki:
(Hakiki iman etmek,
Kul için, en şerefli
mertebe olsa gerek.
İman da, ehl-i sünnet
üzere olmalıdır.
İmanın sıhhati de, iki
şarta bağlıdır.
Nasıl vakit girmesi, şart
ise namaz için,
İki şarta bağlıdır imanı
da kişinin.
Birincisi şudur ki, can
boğaza gelmeden,
Allah ve Peygambere
inanmaktır önceden.
Çünkü perde kalkınca, her
şey olur aşikâr.
O zaman inansa da, edilmez
hiç itibar.
Çünkü inanmamıştı
Peygamberin sözüne.
Hakikati görünce, inandı
gördüğüne.
Fir’avun
boğulurken, kalktı gözden perdesi.
(İnandım!) dediyse de,
olmadı faidesi.
Öbür şart, (hubb-u fillah),
hem de (buğd-u fillah)tır.
Yani sırf Allah için sevip
düşman olmaktır.
Müslümanı,
imanı olduğu için sevmek,
Kâfiri de, küfründen ötürü
hiç sevmemek,
İmanın altı şartı geçerli
olmak için,
Lazımdır bu iki şart,
doğrusu budur işin.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Çok sakının küfürden.
Zira küfrün cezası,
yanmaktır ebediyen.
Müminin, çok günahı olsa
da, o gün, yine,
Sonsuz azapta kalmaz imanı
hürmetine.
Ebedi saadete kavuşabilmek
için,
İman ile ölmesi lazım
gelir kişinin.)
Bir gün, evliyalıktan
sordu ona cemaat.
O dahi cevabında, şöyle
verdi izahat:
Evliyalık, Allah’a yakın
olmak demektir.
Herkesten yüz çevirip, Ona
gönül vermektir.
Kavuşabilmek için bu nimet
ve ihsana,
Sahip olmak gerekir önce
doğru imana.
Sonra, ibadetleri,
şartlarına uyarak,
İhlasla
yapmalıdır, hem de doğru olarak.
Bu doğru itikat ve tam
halis ibadet de,
Bir âlim sohbetinde
kazanılır elbette.
Yahut o âlimlerin kitabını
okumak,
Suretiyle mümkündür, halis
bir mümin olmak.
Kulu, Hak teâlânın
rızasına, velhasıl,
Ehl-i sünnet âlimi
erdirir, eder vasıl.
Yani Hak teâlânın,
(Vesile arayınız!),
Emrindeki vesile, bu
âlimlerdir yalnız.
İşte bu âlimlere, ihtiyaç
var muhakkak.
Vesile bulmayı da emreder
cenab-ı Hak.
Nasıl ki bu dünyada, bir
dünya işi bile,
Kolay halledilirse, bir
aracı kişiyle,
Allah’ın rızasına ermek
için de, bizzat,
Lazımdır yol gösteren âlim
ve veli bir zat.
|