ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - HARAMDAN KAÇMAK

09 - Hiç Ağlamamak İçin

Abdülkahir Sühreverdi (Rahmetullahi Aleyh) 

Irak'ta yetişen büyük velîlerden. Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi. İsmi Abdülkâhir bin Abdullah bin Sa'd bin Hüseyin bin Kâsım bin Alkame bin Nadr bin Muâz bin Abdurrahmân bin Kâsım bin Muhammed bin Ebî Bekr es-Sıddîk (radıyallahü anhüm), künyesi Ebü'n-Necîb'dir. Yaklaşık 1097 (H.490) senesinde İran'ın Sühreverd kasabasında doğdu. 

 

Hiç ağlamamak için

 

Bu zatı sevenlerden biri dedi: (Efendim,

Manevi hallerimde bir tutulma var benim.

 

Kalbimde bir karartı hissediyorum, fakat,

Bilmem ki nedir acep işlediğim kabahat?)

 

Buyurdu ki: (Bu haller, günahtan hasıl olur.

Bilhassa yemeklerde olabilir bir kusur.)

 

Arz etti ki: (Efendim, lakin yemeklerimiz,

Hep helal kazançtandır, asla haram yemeyiz.)

 

Buyurdu ki: (Kardeşim, siz düşünün bir yine.

Belki uyulmamıştır dinin bir edebine.)

 

Eve gelip düşündü, araştırdı o zat da.

Bir kusur  bulamadı dine mutabaatta.

 

Sonunda öğrendi ki, birkaç gün önce meğer,

Ocağa, abdestsizken, odun konmuş bir sefer.

 

Çok ibadet eder ve çok korkardı Allah’tan.

Kaçardı, büyük küçük her haram ve günahtan.

 

Geceleri ağlar ve derdi ki: (Ya ilahi!

Bilerek hiçbir günah işlemedim Vallahi.

 

Eğer bağışlamazsan günahımı ey rabbim!

Yarın mahşer gününde, ne olur benim halim?)

 

Bir gün onu gördüler, durmadan ağlıyordu.

Gözlerinden sel gibi, yaşlar akıtıyordu.

 

Niçin ağladığını sordular kendisinden.

Buyurdu ki: (Ağlamam, azap endişesinden.

 

Rabbimin huzuruna çıkarılacağım gün,

Hatırıma geldikçe, derdim artar büsbütün.

 

Ey insanlar, siz dahi ağlayın ki bu günde,

Hiç ağlamayasınız yarın mahşer gününde.

 

Kardeşlerim, Vallahi ölüm var, ahiret var.

Günah işlemeyin ki,  şiddetlidir azaplar.)

 

Günahını düşünüp, çok ağlardı hüznünden.

Gözlerinin görmesi, azalmıştı bu yüzden.

 

Okurken rastlasaydı bi azap âyetine,

Tekrar edip ağlardı, ta ki sabah vaktine.

 

Bir gece, çok ağladı şu âyet tesirinden:

(Ey mücrimler, ayrılın bugün sevdiklerimden.)

 

Derdi ki: (Mühim olan, değildir çok ibadet.

Günahlardan sakınmak mühimdir daha elbet.

 

Hak teâlâ indinde kıymetli olmak için,

Helalinden yemesi lazım gelir kişinin.

 

Helalle beslenirse bir beden tam olarak,

Ölünce, o bedeni çürütemez hiç toprak.)

 

Yine bir sohbetinde buyurdu: (Ey insanlar!

Günah işlemeyin ki, ahirette azap var.

 

Evvela kendimize merhametli olalım.

Azaptan, kendimizi evvela kurtaralım.

 

Sonra, evladımızı koruyalım ateşten.

Yani sakındıralım onları günah işten.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan