|
01 - HARAMDAN KAÇMAK
08 - Günah, Zehir
Gibidir
Abdülkahir Sühreverdi (Rahmetullahi Aleyh)
Irak'ta yetişen büyük
velîlerden. Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi. İsmi Abdülkâhir bin Abdullah bin Sa'd
bin Hüseyin bin Kâsım bin Alkame bin Nadr bin Muâz bin Abdurrahmân bin Kâsım
bin Muhammed bin Ebî Bekr es-Sıddîk (radıyallahü anhüm), künyesi Ebü'n-Necîb'dir.
Yaklaşık 1097 (H.490) senesinde İran'ın Sühreverd kasabasında doğdu.
Bir kimse, hiç
haram karıştırmadan kırk gün helal yerse,
Allahü teala onun kalbini nur ile doldurur.
Kalbine nehirler gibi hikmet akıtır. Dünya
muhabbetini kalbinden giderir. (Hadis-i
şerif)
Günah iki türlüdür
Allah adamlarından olan bu
mübarek zat,
Her gün, sevdiklerine
ederdi çok nasihat.
Bu zat, bir gün dergahta
olan hizmetkârına,
Dedi ki: (Semerkant’tan
biraz bal getir bana.)
Hizmetçi (Peki) deyip,
sefere çıktı derhal.
Emredildiği gibi, satın
aldı biraz bal.
Sonra, tam dışarıya
çıkıyorken, ansızın,
Dükkandan içeriye, girdi
bir güzel kadın.
Şehvet nazarı ile, kadına
baktı bir an.
Sonra da ayrılarak yoluna
oldu revan.
Vasıl oldu nihayet
üstadının evine.
Takdim etti o balı hemen
kendilerine.
Lakin o büyük veli,
kaşlarını çatarak,
O hizmetçi adama bir
sitemle bakarak,
Buyurdu ki: (Sen gittin
bal alıp gelmek için.
Lakin şarap getirdin sen
bize, acep niçin?)
Hizmetçi çok şaşırıp,
verdi ki şöyle cevap:
(Efendim, bu kutuda bal
vardır, değil şarap.)
Ve lakin o kutuyu açar
açmaz hizmetçi,
Gördü ki hakikaten şarapla
dolu içi.
Utanıp, hatasını tahmin
etti o anda.
Düşündü: (Semerkant’ta
bakmıştım o kadına.
Demek ben, o günahı
eyleyince irtikap,
Kutudaki bu bal da,
değişip oldu şarap.)
Bir gün de buyurdu ki:
(İki tür günah vardır.
Birisi, Allah ile kullar
arasındadır.
İkinci tür günahlar,
kulların birbiriyle,
Münasebetlerinden olurlar
tamamiyle.
Birinci tür günahı, olsa
da büyük, ufak,
Ya ceza verir, ya da
affeder cenab-ı Hak.
Kullar arasındaki
günahlara gelince,
Bunlarda, kulların da
hakkı vardır bir nice.
Bu türlü günahlarda,
adalet olacaktır.
Alacaklı, borçludan
hakkını alacaktır.
Lakin geçmez orada
dünyadaki paralar.
Verilir sevap ecir,
yüklenilir günahlar.
Bir liralık hak için,
yetmiş yıllık namazın,
Ecri, karşı tarafa verilir
varsa yarın.
Yoksa, alacaklının
günahları alınır.
Borçluya yükletilip,
Cehenneme atılır.
Dünyada, her ne amel
yaparsanız siz eğer,
Herbirine,
mahşerde hesap var birer birer.
Her söz ve hareketin,
hatta her düşüncenin,
Soracak hesabını bize
Rabbil âlemin.
Her bir günah, Allah’ın
nehyettiği bir iştir.
Eğer ki affetmezse,
karşılığı ateştir.
Bu dünyada, gülerek
günahlara girenler,
Mahşerde, ağlayarak
Cehenneme girerler.)
|