|
01 - HARAMDAN KAÇMAK
08 - Günah, Zehir
Gibidir
Muhammed Sıddık (Rahmetullahi Aleyh)
Testi kırılmasaydı
Allah adamlarından bir
büyük evliyadır.
Ruhlara tesir eden
nasihatları vardır.
Bu zata sordular ki: (Dua
ediyoruz hep.
Lakin kabul olmuyor,
sebebi nedir acep?)
Buyurdu ki: (Haramdan yer
ise eğer bir kul,
Hak teâlâ indinde, duası
olmaz kabul.
Hiç günah işlemeyen bir
ağız ile şayet,
Her kim dua ederse, kabul
olur o elbet.
Bir hadis-i
şerifte buyuruldu: (Bir kimse,
Haram karıştırmadan, kırk
gün helal yer ise,
Allah, nurla doldurur o
kişinin kalbini.
Ve giderir gönlünden dünya
muhabbetini.)
Kardeşlerim, sakının her
haram ve günahtan.
Zira daha kıymetli bir
amel yok takvadan.
Nasıl ki, beldeleri ayıran
hudut vardır.
Dinin hududu ise haram ve
günahlardır.
Ve nasıl ceza varsa,
hududu geçenlere,
Allah da, ceza verir günah
işleyenlere.)
Bir gence buyurdu ki:
(İstediğin şeyi yap.
Ve lakin herbirine,
hazırla birer cevap.
Her ne yapsan, melekler
yazıyor birer birer.
Mahşere geldiğinde, sana
arz edilirler.
Ve hatta ey evladım, şunu
bil ki muhakkak,
Seni, günah işlerken
görüyor cenab-ı Hak.
Kalbinden geçirdiğin
şeyleri de pekala,
En gizlisine kadar,
biliyor Hak teâlâ.
Haram ateş gibidir, günaha
olma yakın.
Aksi halde pişmanlık, hak
olur sana yarın.
Hakiki dost, Allah’tır,
unutma Onu bir an.
Ve şiddetle hazer et, her
günah ve haramdan.
Bu fırsat elde iken,
hakikati gör artık.
Yarın mahşer gününde,
fayda etmez pişmanlık.)
Yine sevdiklerinden, vardı
ki genç bir kişi,
Tam yapacak idi ki haram
olan bir işi,
Bu velinin sesiyle,
toparlandı ansızın.
Demişti ki: (Dur yapma,
günahtır o yaptığın!)
O genci sonra görüp işbu
Allah adamı,
Buyurdu ki: (Ateş bil, her
günah ve haramı.
Bizi yoktan yaratıp,
vermişken her nimeti,
Kul, nasıl Ona karşı işler
bir masiyeti?)
Aynı genç, başka bir gün,
yine uyup nefsine,
Şarap almış giderken bir
akşam, hanesine,
Elindeki o testi çarparak
bir duvara,
Kırılıp, içindeki döküldü
hep yollara,
Ertesi gün, o gence
buyurdu ki: (Evladım,
Bir kul, günah yolunda
atmamalı bir adım.
Bilesin ki o testi
kırılmasaydı şayet,
Benim kalbim kırılıp,
üzülecektim gayet.)
|