|
01 - HARAMDAN KAÇMAK
08 - Günah, Zehir
Gibidir
Muhammed Sıddık (Rahmetullahi Aleyh)
Hindistan'da yaşayan büyük
velîlerden. Ahmed-i Fârûkî Serhendî hazretlerinin torunu, Urvet-ül-vüskâ
Muhammed Ma'sûm Fârûkî hazretlerinin en küçük oğludur. 1649 (H.1059) senesinde
Serhend'de dünyâya geldi. Babasının mübârek teveccühleri altında yetişti.
Zamânındaki ilimleri öğrenerek büyük bir âlim oldu. Tasavvuf yolunda yüksek
derecelere kavuşarak zamânın kutublarından oldu. 1719 (H.1131) senesinde vefât
etti.
Ne
için tokat yedi?
Bu zat, bir sohbetinde
buyurdu: (Ey insanlar!
Ölümü, yadınızdan
çıkarmayınız zinhar.
İnsanlar uykudadır,
uyanırlar ölünce.
Hesaba çekilirler
herşeyden ince ince.
Aşikâre olacak o gün her
günah, isyan.
Ne kadar mahcub olur,
görünce onu insan.
Ben bunu düşünerek, hep
dua ediyorum.
(Ya Rabbi, bizi o gün
mahcub etme) diyorum.
Hadiste
buyuruldu: (İman eden bir kimse,
Bir saatlik vaktini,
günahta geçirirse,
Bunun için, ne kadar
üzülse, yeri vardır.
Çünkü affolunmazsa, azaba
yakalanır.)
Haram işleyen biri, dese
ki: (Kalbim temiz.
Sen benim kalbime bak,
kalbe bakar Rabbimiz.)
Onun böyle demesi, boş ve
faidesizdir.
Hatta müslümanlıkla, bu,
istihza etmektir.
Zira bir müslümanın
kalbinin temizliği,
Günahtan kaçmasıyle
anlaşılır tabii.
Bir genç, halis niyetle
sefere çıktı evden.
Yolda, bir kasabaya uğradı
çok geçmeden.
Lakin bir kötü kadın, bu
genci gördüğünde,
Onun güzelliğine aşık oldu
o günde.
Onu aldatmak için çok
gayret etti, fakat,
Genç, o kötü kadına hiç
etmedi iltifat.
Lakin kadın, sonunda bir
çok hiyle yaparak,
Meylettirdi kendine o
genci aldatarak.
Genç adam, tam elini
uzatırken kadına,
Bir kavi tokat indi
gaibten suratına.
Ve bir ses işitti ki:
(Sen, niçin gidiyordun?
Neden bir kadın için,
nefsine mağlub oldun?)
Bu ikaz üzerine, mahcub
oldu genç kişi.
Dedi: (Evet, ben nasıl
yaparım haram işi?)
Çekti hemen elini, ona hiç
dokunmadan.
Devam etti yoluna,
ayrılarak oradan.
Genç, işbu hadiseden, pek
fazla duygulandı.
Dönünce, hocasının
huzurlarına vardı.
Hocası buyurdu ki: (Sen o
kötü kadına,
Rastlayıp, aldanarak tam
düşerken ağına,
Şu tertemiz elini, ona hiç
dokunmadan,
Kurtardı Allah seni, o
günah ve haramdan.)
Genç adam dinleyince onun
bu sözlerini,
Anladı, o tokatın o zattan
geldiğini.
Bir gün de, sohbetinde
buyurdu ki: (Bir kimse,
Günah işlediğine pişmanlık
duyar ise,
Bu hali, onun için
bulunmaz bir nimettir.
Zira bu pişmanlığı, tövbe
etmek demektir.
Eğer Allah korusun
üzülmezse hiç eğer,
İmanı zayıflar ve sonunda
elden gider.)
|