|
01 - HARAMDAN KAÇMAK
08 - Günah, Zehir
Gibidir
Ubeydullah Serhendi
(Rahmetullahi Aleyh)
Hindistan'da yetişen büyük
İslâm âlimlerinden ve evliyânın en üstünlerinden. İsmi, Muhammed Ubeydullah
Serhendî olup, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin torunu ve İmâm-ı Muhammed
Ma'sûm'un üçüncü oğludur. Güzel ahlâkı, kıymetli vasıfları, üstünlüğü, yazı
ile anlatılamaz. 1628 (H.1038) senesinde dünyâya geldi. Rahmetler hazînesi
olan amcası Muhammed Saîd, Muhammed Ubeydullah'ın doğumuyla ilgili olarak
şöyle buyurdu: "Muhammed Ubeydullah'ın doğum zamânına yakın, bir meleğin;
"Doğduğu gün, öldüğü gün ve tekrar diriltildiği gün, Allahü teâlânın selâmı
onun üzerine olsun." (Meryem sûresi: 15) meâlindeki âyet-i kerîmeyi okuduğunu
duydum."
Günah, zehir gibidir
Bu zat buyuruyor ki: (Çok
korkunuz Allah’tan.
Sakının, çok sakının her
haram ve günahtan.
Nitekim evliyadan bir
mübarek zat vardı.
Allah korkusu ile, her
günahtan kaçardı.
Gençliğinde, bir kadın
geldi bir gün yanına.
Konuşup, çirkin bir iş
teklif eyledi ona.
O bunu işitince, kan
beynine sıçradı.
Hiç cevap vermeyerek,
oradan uzaklaştı.
Ve başladı kaçmaya o
kadının şerrinden.
O ahlaksız kadın da, koştu
onun peşinden.
Günah korkusu ile kadından
kaçar iken,
Birden bire önüne, bir
çukur çıktı birden.
Şöyle bir nazar etti,
derindi içerisi.
Haram işlemektense, yoktu
başka çaresi.
O edepsiz kadın da
geliyordu ardından.
O çukura atlayıp, kurtuldu
o kadından.
Bu hadiseden sonra, geçti
çok uzun yıllar.
Yaşı da ilerleyip, oldu
hem çok ihtiyar.
Gençlikte yaşadığı halleri
düşünürken,
Bir ara hatırına bu kadın
geldi birden.
Duydu bir an nefsinin
şöyle söylediğini:
(Niçin kabul etmedin onun
o teklifini?
Peki deyip, o çirkin fiili
işleseydin.
Sonra da pişman olup,
istiğfar eyleseydin.)
Nefsinden bu düşünce
gelince kendisine,
Çok fazla üzülerek, şöyle
dedi nefsine:
(Ey günahlarla dolu habis
ve alçak nefis!
Senin böyle düşünmen, ne
çirkindir ve ne pis.
Kırk yıl önce, genç iken
böyle düşünmedin de,
Şimdi
mi düşünürsün, bu ihtiyar halinde?
Kırk senedir çektiğin
mücahede, riyazet,
Ne
oldu gece gündüz o çalışma, o gayret?
Gençken yüzvermedin de sen
o adi kadına,
Pişman mı oluyorsun şimdi o yaptığına?
Ey nefsim, sen ne alçak,
ne hainmişsin meğer.
Şu ihtiyar halinle
düşünürsün bak neler.)
Öyle çok üzüldü ki
nefsinin bu sözüne,
Günlerce rahat uyku girmez
oldu gözüne.
Halbuki girmemişti o
günaha o zaman.
Sırf bu düşüncesine üzülüp
oldu pişman.
O kadar yükseldi ki bu
pişmanlığı ile,
Böyle yükselemezdi hiçbir
ibadetiyle.
Peygamber Efendimiz
hadiste bildirmiştir:
(Günaha tövbe eden, hiç
yapmamış gibidir.)
Kalp gözüyle bakanlar,
açıkça görürler ki,
Günah zehir gibidir, yahut
da ateş gibi.
Zehir yiyebilir mi bir
insan bile bile?
Yahut tutabilir mi ateşi,
eli ile?)
|