|
01 - HARAMDAN KAÇMAK
07 - Hiç Günah İşleme
ki...
Salih Gülabi
(Rahmetullahi Aleyh)
Hindistan evliyâsının
büyüklerinden. İsmi, Mevlânâ Muhammed Sâlih Gülâbî'dir. Doğum târihi
bilinmemektedir. 1628 (H.1038) senesinde Hindistan'da vefât etti. Fakirlik ve
gurbet (garîblik) sâhibi olup, devamlı susmayı tercih edenlerdendi.
Günahına
tövbe eden, hiç günah yapmamış gibidir.
(Hadis-i şerif)
Hiç
günah işleme ki...
İslam âlimlerinden olan bu
evliya zat,
Bir gün, talebesine şöyle
etti nasihat:
(Ey insan, sen ne kadar
edersen Hakka taat,
İnsanlar da, o kadar sana
eder itaat.
Sen Allah’a ne kadar
edersen günah, isyan,
Sana dahi o kadar karşı
gelir çok insan.
Eğlenmeyi bırak da, ibadet
yapmaya bak.
Zira zevk ve eğlence,
ahirette olacak.
Cehenneme götüren amelleri
işleyip,
Sonra kalkıp, Cennete
talip olmak ne garip.
Ahmak, şu kimsedir ki, çok
günah işler de hep,
Sonra, Hak teâlâdan
Cenneti eder talep.
Akıllı da şudur ki,
dünyayı terk etmeden,
Ahiret azığını hazır eder
gitmeden.)
Derdi ki: (Sen, Allah’ın
çok aciz bir kulusun.
Hiç günah işleme ki, sonra
pişman olursun.
Ölüm var, ahiret var,
asilere azap var.
Günahlardan el çek ki,
şiddetlidir azaplar.
Öyle çok korkmalı ki bir
müslüman haramdan,
İçi kan ağlamalı günaha
girdiği an.)
Bir gün, bu büyük zata
gelerek bir müslüman,
Sordu ki: (Halis mümin,
nasıl olur bir insan?)
Buyurdu: (Halis mümin,
korkudadır daima.
Titrer ki, günah, isyan
ederim Allah’ıma.
Hisseder tam başının
üzerinde bir kılıç.
Bir kıl’la asılmıştır,
ayrılmaz oradan hiç.
Çok keskindir o kılıç, çok
incedir kıl da hem.
Der ki: (O düşebilir, eğer
günah işlersem.)
Kapının önünde de, var ki
bir vahşi hayvan,
Üstüne saldırmaya fırsat
kollar an be an.
Der ki: (Rabbime karşı
işlersem az bir günah,
Üstümdeki o kılıç, başıma
düşer nagah.)
Yine o düşünür ki: (Eğer
günah işlersem,
Kapıdaki canavar, üstüme
saldırır hem.)
Velhasıl her işinde
düşünür ince ince.
Ki, o iş caiz olsun
mutlaka dinimizce.
Bir iş, islamiyet’e uygun
değilse eğer,
Katiyen yapmaz onu,
başlamışsa vazgeçer.)
Dediler ki: (Efendim,
tövbe nasıl olmalı?)
Buyurdu: (Pişmanlıkla,
ağlayıp sızlamalı.
Hakiki bir müslüman,
işleyince bir günah,
Der ki: (Bu günahımı,
elbette gördü Allah.)
Öyle pişman olur ki
yaptığı o günaha,
Der ki: (Yapmayacağım o
günahı bir daha.)
Haram olan bir şeyi terk
ederse bir insan,
Ondan daha iyisi, edilir
ona ihsan.
Rabbin beğenmediği
şeylere, dünya denir.
Bu şeyler günah olup, hep
felaket getirir.)
|