ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - HARAMDAN KAÇMAK

07 - Hiç Günah İşleme ki...

Salih Gülabi (Rahmetullahi Aleyh)   

Hindistan evliyâsının büyüklerinden. İsmi, Mevlânâ Muhammed Sâlih Gülâbî'dir. Doğum târihi bilinmemektedir. 1628 (H.1038) senesinde Hindistan'da vefât etti. Fakirlik ve gurbet (garîblik) sâhibi olup, devamlı susmayı tercih edenlerdendi. 

Günahına tövbe eden, hiç günah yapmamış gibidir. (Hadis-i şerif) 

 

Hiç günah işleme ki...

 

İslam âlimlerinden olan bu evliya zat,

Bir gün, talebesine şöyle etti nasihat:

 

(Ey insan, sen ne kadar edersen Hakka taat,

İnsanlar da, o kadar sana eder itaat.

 

Sen Allah’a ne kadar edersen günah, isyan,

Sana dahi o kadar karşı gelir çok insan.

 

Eğlenmeyi bırak da, ibadet yapmaya bak.

Zira zevk ve eğlence, ahirette olacak.

 

Cehenneme götüren amelleri işleyip,

Sonra kalkıp, Cennete talip olmak ne garip.

 

Ahmak, şu kimsedir ki, çok günah işler de hep,

Sonra, Hak teâlâdan Cenneti eder talep.

 

Akıllı da şudur ki, dünyayı terk etmeden,

Ahiret azığını hazır eder gitmeden.)

 

Derdi ki: (Sen, Allah’ın çok aciz bir kulusun.

Hiç günah işleme ki, sonra pişman olursun.

 

Ölüm var, ahiret var, asilere azap var.

Günahlardan el çek ki, şiddetlidir azaplar.

 

Öyle çok korkmalı ki bir müslüman haramdan,

İçi kan ağlamalı günaha girdiği an.)

 

Bir gün, bu büyük zata gelerek bir müslüman,

Sordu ki: (Halis mümin, nasıl olur bir insan?)

 

Buyurdu: (Halis mümin, korkudadır daima.

Titrer ki, günah, isyan ederim Allah’ıma.

 

Hisseder tam başının üzerinde bir kılıç.

Bir kıl’la asılmıştır, ayrılmaz oradan hiç.

 

Çok keskindir o kılıç, çok incedir kıl da hem.

Der ki: (O düşebilir, eğer günah işlersem.)

 

Kapının önünde de, var ki bir vahşi hayvan,

Üstüne saldırmaya fırsat kollar an be an.

 

Der ki: (Rabbime karşı işlersem az bir günah,

Üstümdeki o kılıç, başıma düşer nagah.)

 

Yine o düşünür ki: (Eğer günah işlersem,

Kapıdaki canavar, üstüme saldırır hem.)

 

Velhasıl her işinde düşünür ince ince.

Ki, o iş caiz olsun mutlaka dinimizce.

 

Bir iş, islamiyet’e uygun değilse eğer,

Katiyen yapmaz onu, başlamışsa vazgeçer.)

 

Dediler ki: (Efendim, tövbe nasıl olmalı?)

Buyurdu: (Pişmanlıkla, ağlayıp sızlamalı.

 

Hakiki bir müslüman, işleyince bir günah,

Der ki: (Bu günahımı, elbette gördü Allah.)

 

Öyle pişman olur ki yaptığı o günaha,

Der ki: (Yapmayacağım o günahı bir daha.)

 

Haram olan bir şeyi terk ederse bir insan,

Ondan daha iyisi, edilir ona ihsan.

 

Rabbin beğenmediği şeylere, dünya denir.

Bu şeyler günah olup, hep felaket getirir.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan