|
01 - HARAMDAN KAÇMAK
05 - Kalp Kırmak
Haramdır
Abdullah Hayderi (Rahmetullahi Aleyh)
Yabancı -namahrem-
kadınların yüzlerine
şehvetle
bakanların gözlerine, kıyamet günü, ergimiş kızgın
kurşun dökülecektir.
(Hadis-i
şerif)
Tövbeyi geciktirmeyin
Allah adamlarından olan bu
mübarek zat,
Her gün, sevdiklerine
ederdi çok nasihat.
Derdi ki: (Müslümanın,
büküktür boynu daim.
Der ki: Bu günahlarla ne
olur benim halim?
Onun, Rabbine karşı
mahcuptur gönlü her an.
Allah korkusu ile kaçınır
her günahtan.
O, iyi işlerini unutur
tamamiyle.
Lakin günahlarını unutmaz
bir an bile.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Saadete kavuşmak,
Bu nefis engelini aşmakla
olur ancak.
Müslüman, zaman zaman
demeli ki nefsine:
Senelerdir uydun hep heva
ve hevesine.
Ey nefsim, keyfin için
münasip ne ki buldun,
Kullandın fütursuzca,
yedin içtin, uyudun.
Bunca yıl tatmin ettin her
istek ve arzunu.
Şimdi, kesin olarak terk
edeceksin bunu.
Kötü arzularının terk edip
herbirini,
Artık hep ibadete
vereceksin kendini.
Zira ben bilirim ki, sen
ahmağın birisin.
Hep ateşe götüren işlerin
talibisin.
Ne yapsan, hep pişmanlık
olur neticesinde.
Bıraksam, yanacaksın
Cehennem ateşinde.
Öyleyse beri gel ki şu
günah eşiğinden,
Kurtulasın mahşerde
Cehennem ateşinden.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Tövbe edin muhakkak.
Zira tövbe edeni, affeder
cenab-ı Hak.
Tövbeyi, sırf günahta
lazım bilme kendine.
İbadet yapınca da lazımdır
tövbe yine.
İbadeti beğenmek, olur
gurur ve kibir.
Bu dahi günah olup,
tövbeyi gerektirir.
Bir âlim, kendisini
gayriden bilse iyi,
Bu dahi günah olup,
gerektirir tövbeyi.
Mümin, her adımını atarken
bile hatta,
Günah işlerim diye
titremeli adeta.
Köle, efendisine hizmette
etse kusur,
Ona, mükafat değil, bir
ceza lazım olur.
Kul da, Rabbine karşı bir
kusur işlemekten,
Korkmalı, titremeli
Cehenneme düşmekten.
Halis kul, bu korkuyla
geçirir günlerini.
İdam mahkumu gibi görür
her an kendini.
İşlediği günahlar,
hatırından çıkmaz hiç.
Bunun ızdırabıyla bulamaz
huzur, sevinç.
Azaba yakalanmak korku
endişesiyle,
Geceleri kalkarak ağlar
hep göz yaşıyle.
Günahım affolmazsa, ne
olur halim acep?
Diye düşünerekten
gözyaşları döker hep.
O kulun bu haline, gıbta
eder melekler.
Öğünür onun ile basıp
geçtiği yerler.)
|