ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - HARAMDAN KAÇMAK

04 - Allah'tan Kork

Abdullah bin Mübarek (Rahmetullahi Aleyh)   

Tebe-i tâbiînin büyüklerinden. İsmi Abdullah ibni Mübârek bin Vâdıh Hanzalî Temîmî; künyesi, Ebû Abdurrahmân'dır. Hadîs, fıkıh âlimi, mücâhid ve zâhid idi. Tâbiînin, Peygamberimizi sallallahü aleyhi ve sellem görenlerin sohbetinde yetişti. Din düşmanları ile muhârebelerde bulundu. Dünyâya ve dünyâlığa rağbet etmezdi. Emevî halîfelerinden Hişâm bin Abdülmelik devrinde 736 (H.118) yılında Merv'de doğdu. 797 (H.181) senesi bir gazâ dönüşü, Bağdâd yakınlarındaki Hît adlı yerde vefât etti. Türk asıllıdır. 

Yabancı -namahrem- bir kızı görüp de, Allahü tealanın azabından korkarak başını ondan çeviren kimseye, Allahü teala ibadetlerin tadını duyurur. (Hadis-i şerif) 

 

Günahına tövbe et

 

Bu zat, ilim sahibi ve büyük evliyadır.

Kalplere tesir eden nasihatları vardır.

 

Derdi: (Kim hazırlarsa ahiret azığını,

Gönderir Hak teâlâ onun dünyalığını.

 

Ve her kim çok korkarsa Allahü teâlâdan,

Gönderir Allah onun rızkını her taraftan.

 

Kalp günah işlemekle zayıflar, hasta olur.

Ancak tövbe etmekle hastalıktan kurtulur.

 

Bir mümin, günahına pişmanlık duysa eğer,

Bu, tövbe demektir ki, Allah onu affeder.

 

Günahtan kaçmak için birazcık gayret etmek,

Hayır iş işlemekten kıymetlidir daha pek.

 

İslama uygun işler, insana huzur verir.

Günah işlemek ise, gam ve elem getirir.

 

Bir kul, nefsine uyup, günaha girerse az,

Allah, onu o halde görmekten hoşnut olmaz.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (İşleyince bir günah,

Hemen tövbe edin ki, affetsin onu Allah.

 

Nitekim Hak teâlâ buyurur ki: (Ey insan!

Semayı doldursa da yaptığın günah, isyan,

 

Tövbe edip, imanla gelirsen bana şayet,

Yaparım ben de sana yer dolusu mağfiret.)

 

Sen eğer bir kimseden görürsen bir hakaret,

Bil ki haram ve günah işlemişsindir elbet.

 

Ve eğer bir iyilik görürsen bir kişiden,

Bil ki, bu da olmuştur hayırlı bir işinden.

 

Çok günahkâr ve suçlu bilsen de sen kendini,

Yine Hak teâlâdan kesme hiç ümidini.

 

Zira ki gazabından, geniştir affı daha.

Çok günahkâr olsan da, tövbe et, dön Allah’a.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Bu insanlar acaba,

İnanmıyorlar mı ki Cehenneme, azaba?

 

Eğer biliyorlarsa azap var elbette ki,

Nasıl günah işlerler o halde onlar peki?

 

Bir kimse, bir günahı işler ise gizlice,

O günahın zararı kendinedir sadece.

 

Lakin işleniyorsa aşikâre olarak,

Çekerler zararını hem kendisi, hem de halk.

 

Eğer ki bir müslüman, günahını unutur,

Sevabını hatırda tutarsa, bu, gururdur.

 

Küçük günahları da büyük bil ki ey insan!

Zira sen, kime karşı eyledin günah, isyan?

 

İnsan, arkadaşına demeli ki: (Kardeşim,

Lütfen beni ikaz et, olursa günah işim.)

 

Mesela biri seni, günahta ikaz etse,

Başkası da, bir kese dolusu altın verse,

 

Senin için o ikaz, iyidir daha elbet.

Onunla kazanılır zira sonsuz saadet.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan