|
01 - HARAMDAN KAÇMAK
03 - Allah Seni Seviyor
Mu ?
Muhammed Masum Faruki
(Rahmetullahi Aleyh)
iki Evliyânın
meşhûrlarından, büyük İslâm âlimi. Hicrî ikinci bin yılının müceddidi İmâm-ıRabbânî
hazretlerinin üçüncü oğludur. İnsanları Hakk'a dâvet eden, doğru yolu
göstererek saâdete kavuşturan ve kendilerine; "Silsile-i aliyye" denilen büyük
âlim ve velîlerin yirmi dördüncüsüdür. Mecdüddîn ve Urvet-ül-vüskâ
lakablarıdır. Urvet-ül-vüskâ; sağlam ip, kendisine uyulan büyük âlim demektir.
1599 (H. 1007) senesinde Hindistan'ın Serhend şehrine mil uzakta bulunan
Mülk-i Haydar mevkıinde doğdu.
Lokmana dikkat et
Bu zat buyuruyor ki:
(Düşmandır bize nefis.
Onun tek arzusuna boyun
eğmemeliyiz.
Bu nefs-i emmareyi terbiye
etmek için,
İslama
tam uyması lazım gelir kişinin.
Bu dinin beğendiği ufak
bir işi yapmak,
Yahut yasak ettiği bir
günahtan sakınmak,
Kendi arzusu ile, yıllarca
işlediği,
Nafile ibadetten
hayırlıdır ve iyi.
Mesela kim yer ise, bir
lokma haram taam,
Yemek adabına da riayet
etmezse tam,
Kıldığı namazlardan,
alamaz manevi tad.
Elbette kendindedir bu
kusur ve kabahat.)
Yine bir sohbetinde
buyurdu ki: (Ey insan!
Sakın günah işleme saadet
istiyorsan.
Bir iş yapacağın an,
kalbin rahat etmezse,
Yani kalbin sıkılır, yahut
da çarpar ise,
Sen onu yapma, terk et, o
işte yoktur hayır.
Kalbin rahat olduğu
işlerde hayır vardır.
Açık bildirilmiştir helal
ve haram şeyler.
Haram ve günahlardan sakın
ve eyle hazer.
Şüpheli bir şey ile eğer
karşılaşırsan,
Kalbinin üzerine, koy
elini o zaman.
Çarpıntı olmaz ise,
hayırdır, o işi yap.
Helal şey yapılırken,
sakin olur çünkü kalp.
Kusurlu ve noksan bil
bütün taatlarını.
Düşün, hiçbir taati tam
yapamadığını.
Yaptığı ibadeti beğenirse
bir kişi,
Fasıkın
günahından zararlıdır bu işi.)
Bir gün de bir talebe,
huzuruna gelerek,
Dedi: (Alamıyorum namazdan
manevi zevk.
Tasavvuf hallerim de, git
gide kaybolmakta.
Bana bir tavsiyeniz olacak
mı bu babta?)
Buyurdu ki: (Yediğin
lokmalara dikkat et.
Yemek adabına da, eyle hem
de riayet.)
Araştırdı talebe yedikleri
taamı.
Gördü ki, helal yoldan
kazanılmış tamamı.
Gelip arz eyledi ki:
(Yediğimiz her yemek,
Helal olup, haram şey
karışmış değildir pek.)
Buyurdu ki: (Evladım, git,
az daha araştır.
Muhakkak bu hususta başka
bir hata vardır.)
Nihayet öğrendi ki, o,
araştırdığında,
Haramdan bir tek odun
yakılmış ocağında.
Bu günahtan ötürü, etti
tövbe, istiğfar.
O iyi hallerini kazandı
yine tekrar.
Buyurdu ki: (Evladım, ye
daim helal taam.
Uy namaz kılarken de
tadil-i erkana tam.
Ve mutlaka düşün ki,
namaza durduğunda,
Ben, kimin huzurunda
duruyorum şu anda?)
|