ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - HARAMDAN KAÇMAK

03 - Allah Seni Seviyor Mu ?

Muhammed Masum Faruki (Rahmetullahi Aleyh) 

iki Evliyânın meşhûrlarından, büyük İslâm âlimi. Hicrî ikinci bin yılının müceddidi İmâm-ıRabbânî hazretlerinin üçüncü oğludur. İnsanları Hakk'a dâvet eden, doğru yolu göstererek saâdete kavuşturan ve kendilerine; "Silsile-i aliyye" denilen büyük âlim ve velîlerin yirmi dördüncüsüdür. Mecdüddîn ve Urvet-ül-vüskâ lakablarıdır. Urvet-ül-vüskâ; sağlam ip, kendisine uyulan büyük âlim demektir. 1599 (H. 1007) senesinde Hindistan'ın Serhend şehrine mil uzakta bulunan Mülk-i Haydar mevkıinde doğdu. 

 

Lokmana dikkat et

 

Bu zat buyuruyor ki: (Düşmandır bize nefis.

Onun tek arzusuna boyun eğmemeliyiz.

 

Bu nefs-i emmareyi terbiye etmek için,

İslama tam uyması lazım gelir kişinin.

 

Bu dinin beğendiği ufak bir işi yapmak,

Yahut yasak ettiği bir günahtan sakınmak,

 

Kendi arzusu ile, yıllarca işlediği,

Nafile ibadetten hayırlıdır ve iyi.

 

Mesela kim yer ise, bir lokma haram taam,

Yemek adabına da riayet etmezse tam,

 

Kıldığı namazlardan, alamaz manevi tad.

Elbette kendindedir bu kusur ve kabahat.)

 

Yine bir sohbetinde buyurdu ki: (Ey insan!

Sakın günah işleme saadet istiyorsan.

 

Bir iş yapacağın an, kalbin rahat etmezse,

Yani kalbin sıkılır, yahut da çarpar ise,

 

Sen onu yapma, terk et, o işte yoktur hayır.

Kalbin rahat olduğu işlerde hayır vardır.

 

Açık bildirilmiştir helal ve haram şeyler.

Haram ve günahlardan sakın ve eyle hazer.

 

Şüpheli bir şey ile eğer karşılaşırsan,

Kalbinin üzerine, koy elini o zaman.

 

Çarpıntı olmaz ise, hayırdır, o işi yap.

Helal şey yapılırken, sakin olur çünkü kalp.

 

Kusurlu ve noksan bil bütün taatlarını.

Düşün, hiçbir taati tam yapamadığını.

 

Yaptığı ibadeti beğenirse bir kişi,

Fasıkın günahından zararlıdır bu işi.)

 

Bir gün de bir talebe, huzuruna gelerek,

Dedi: (Alamıyorum namazdan manevi zevk.

 

Tasavvuf hallerim de, git gide kaybolmakta.

Bana bir tavsiyeniz olacak mı bu babta?)

 

Buyurdu ki: (Yediğin lokmalara dikkat et.

Yemek adabına da, eyle hem de riayet.)

 

Araştırdı talebe yedikleri taamı.

Gördü ki, helal yoldan kazanılmış tamamı.

 

Gelip arz eyledi ki: (Yediğimiz her yemek,

Helal olup, haram şey karışmış değildir pek.)

 

Buyurdu ki: (Evladım, git, az daha araştır.

Muhakkak bu hususta başka bir hata vardır.)

 

Nihayet öğrendi ki, o, araştırdığında,

Haramdan bir tek odun yakılmış ocağında.

 

Bu günahtan ötürü, etti tövbe, istiğfar.

O iyi hallerini kazandı yine tekrar.

 

Buyurdu ki: (Evladım, ye daim helal taam.

Uy namaz kılarken de tadil-i erkana tam.

 

Ve mutlaka düşün ki, namaza durduğunda,

Ben, kimin huzurunda duruyorum şu anda?)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan