ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - HARAMDAN KAÇMAK

03 - Allah Seni Seviyor Mu ?

Abdülehad Serhendi (Rahmetullahi Aleyh) 

Hindistan'da yetişen evliyânın büyüklerinden. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin üçüncü oğlu olan Muhammed Saîd Fârûkî'nin beşinci oğludur. "Hazret-i Vahdet" lakabıyla, kardeşleri arasında da "Hazret-i Meyân Gül" ismiyle meşhûr olmuştur. 1635 (H.1045) senesinde Serhend'de doğdu, 1710 (H.1122) senesinde vefât etti.

Âlim ve evliyâ bir âileden gelen Abdülehad Serhendî önce babasından ilim öğrendi. Onun terbiyesinde ve sohbetinde bulunup mânevî feyzlerine kavuştu. Sonra amcası Muhammed Ma'sûm Fârûkî'nin ilim meclisinde ve sohbetinde bulunarak zâhirî ilimlerde ve tasavvufta pek yüksek derecelere kavuştu. Tefsîr, hadîs, fıkıh gibi ilimlerde ve fen ilimlerinde büyük âlim oldu.

Günah işleyen biri, pişman olur, abdest alıp namaz kılar ve günahı için istiğfar ederse, Allahü teala o günahı elbette affeder. (Hadis-i şerif)  

 

Allah seni seviyor mu?

 

Bu zat buyuruyor ki: (Her şeyden daha önce,

Dinimizi öğrenmek lazım gelir iyice.

 

Sonra da, ihlas ile onu tatbik etmektir.

Çok küçük olsa bile, günah işlememektir.

 

Nefsinin haram olan arzularını, şayet,

Kim terk eder, yapmazsa, bulur sonsuz saadet.

 

Bir dünya lezzeti ki, değilse haram, yasak,

Ona izin vermiştir kullara cenab-ı Hak.

 

Onun için müslüman, ehl-i sünnet üzere,

Bir iman ve itikat edinmeli ilk kere.

 

Sonra, öğrenmelidir ne ise farz ve haram.

Farzları eda edip, günahtan kaçmalı tam.

 

Zira günahkârlara, Rabbimiz eder gazap.

Tövbesiz ölürlerse, görürler acı azap.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Bir kulda edep, haya,

Var ise, o kavuşur Allahü teâlâya.

 

Bu gün, gaflet içinde yaşayan nice insan,

Kendi Yaradan’ına ediyor günah, isyan.

 

Nefsine tâbi olup, günahlara dalanlar,

Cennet nimetlerinden mahrumdur yarın onlar.

 

Bunlar, bilmiyorlar mı Allah’ın gördüğünü?

Ne cevap verecekler ölünce, mahşer günü?

 

O sorgu sual günü, elbette ki olacak.

Herkesin amelleri, önüne konulacak.

 

Dünyada haramlardan kaçınarak büsbütün,

Cennete girenlere, müjdeler olsun o gün.

 

Dünyanın zevklerine hiç aldanmayanlara,

Ve Allah’tan korkarak, günahtan kaçanlara,

 

Çoluk çocuğunu da koruyorlarsa eğer,

Bunlara, ahirette verilir çok nimetler.)

 

Yine bir gün, bir gence buyurdu ki: (Evladım,

Nefsine aldanıp da, harama atma adım.

 

Allahü teâlâyı seviyorsa kim eğer,

Onun emirlerini severek ifa eder.

 

Yani farzları yapıp, kaçınır her günahtan.

Haramlar karşısında, haya eder Allah’tan.

 

Büyükler buyurur ki: (Bir kimse etse merak,

Ki, beni seviyor mu acaba cenab-ı Hak?

 

Baksın, her gün yaptığı işlere, amellere.

Sevip sevmediğini, anlasın buna göre.)

 

Haram ve günahlarla uğraşıyorsa şayet,

Bilsin ki sevmiyordur, budur buna işaret.

 

Bir mümin de, islama hizmet edemiyorsa,

Bilsin ki, günahları mani olur bilhassa.

 

Ağlayıp sızlasın ki: (Acaba ne günahım,

Var ki, nasip olmuyor bana bu, ey Allah’ım?)

 

Zira cenab-ı Allah buyurur ki Kur’anda:

(İstiğfar ederseniz, yetişirim imdada.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan