|
01 - HARAMDAN KAÇMAK
01 - Haram Ateş Gibidir
Senaullah Dehlevi (Rahmetullahi
Aleyh)
Tefsîr, hadîs ve Hanefî
mezhebi fıkıh âlimi, tasavvuf mütehassısı büyük velî. İsmi, Muhammed Senâullah
olup, Şeyh Celâl-i Kebîr-i Çeştî’nin on ikinci torunudur. Mazhar-ı Cân-ı Cânân
hazretlerinin en büyük talebelerinden olup, hazret-i Osmân bin Affân’ın
soyundandır. 1730 (H.1143) senesinde Pâni-püt şehrinde doğdu. 1810 (H.1225)
senesinde aynı yerde vefât etti. Kabri, Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretlerinin
zevcesinin kabri yanındadır.
Haram,
ateş gibidir
Allah adamlarından olan bu
mübarek zat,
Her gün, sevdiklerine
ederdi çok nasihat.
Daima zühd ve takva
üzereydi her hali.
Haram korkusu ile, terk
etti çok helali.
O bir gün buyurdu ki: (Bir
hayaldir bu dünya.
Yani bir görüntüdür, yahut
kısa bir rüya.
Cennet nimetlerinin
dünyadaki hayali,
Dinin emirleridir namaz,
oruç misali.
Keza Cehennemin de misali
var dünyada.
İçki ve Kumar gibi
haramlardır bunlar da.
Öyleyse verme fırsat
nefsine bir an bile.
Ve amel defterini,
kirletme günah ile.)
Bir gün de, sohbetinde
buyurdu: (Ey insanlar!
Bilin ki her amelden,
ahirette hesap var.
O gün, bütün günahlar,
olur hep aşikâre.
Mahcubiyet çok olur,
bulunamaz bir çare.
Halbuki o işleri,
lalettayin bir insan,
Görecek olsa eğer,
mahvolur utancından.
Ve hele sevdikleri, anne,
baba, kardeşi,
Görecek olsa eğer, ne hal
alır o kişi?
Dünya ve ahirette mahcup
olmamak için,
İsyan etmemelidir emrine
Rabbimizin.
Zira buyuruldu
ki: (Haram, ateş gibidir.
Ve günah işleyenler,
ateşte yanabilir.
Dünyada haramları, gülerek
işleyenler,
Mahşerde, ağlayarak
Cehenneme girerler.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Müslüman, tembel olmaz.
Para kazanır, ama, ona
gönül bağlamaz.
Rızkın onda dokuzu,
ticarettedir, ama,
Yaparken düşmemeli bir
günah ve harama.
Bütün ibadetlerin, onda
dokuzu ise,
Helalden yemektir ki, bu
lazım asıl bize.
Gömleğin bir düğmesi
haramdan olsa şayet,
Kabul olmaz, onunla
yapılan bir ibadet.
Haram ve günahlardan
kaçmaya, takva denir.
Takva, ibadetlerin en
faziletlisidir.
Haram ve günahlardan
kaçmadıkça bir mümin,
Göremez faydasını hiçbir
ibadetinin.
Yani ibadetleri, indallah
kabul olmaz.
Borcunu ödese de, hiç
sevap kazanamaz.
Temeli, takvadır ki bütün
iyiliklerin,
Önce, takva sahibi
olmalıdır her mümin.
Bu dünyada, rahata ve
huzura kavuşmak,
Takvaya sarılmakla
müyesser olur ancak.
Ebediyen Cennete girmek de
ahirette,
Yine bu takva ile mümkün
olur elbette.
Nefesler sayılıdır,
tükenir bir gün elbet.
Allah’ın huzuruna
çıkacağız akıbet.
|