ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - HARAMDAN KAÇMAK

01 - Haram Ateş Gibidir

Senaullah Dehlevi (Rahmetullahi Aleyh)

 Tefsîr, hadîs ve Hanefî mezhebi fıkıh âlimi, tasavvuf mütehassısı büyük velî. İsmi, Muhammed Senâullah olup, Şeyh Celâl-i Kebîr-i Çeştî’nin on ikinci torunudur. Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretlerinin en büyük talebelerinden olup, hazret-i Osmân bin Affân’ın soyundandır. 1730 (H.1143) senesinde Pâni-püt şehrinde doğdu. 1810 (H.1225) senesinde aynı yerde vefât etti. Kabri, Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretlerinin zevcesinin kabri yanındadır. 

 

 Haram, ateş gibidir

 

Allah adamlarından olan bu mübarek zat,

Her gün, sevdiklerine ederdi çok nasihat.

 

Daima zühd ve takva üzereydi her hali.

Haram korkusu ile, terk etti çok helali.

 

O bir gün buyurdu ki: (Bir hayaldir bu dünya.

Yani bir görüntüdür, yahut kısa bir rüya.

 

Cennet nimetlerinin dünyadaki hayali,

Dinin emirleridir namaz, oruç misali.

 

Keza Cehennemin de misali var dünyada.

İçki ve Kumar gibi haramlardır bunlar da.

 

Öyleyse verme fırsat nefsine bir an bile.

Ve amel defterini, kirletme günah ile.)

 

Bir gün de, sohbetinde buyurdu: (Ey insanlar!

Bilin ki her amelden, ahirette hesap var.

 

O gün, bütün günahlar, olur hep aşikâre.

Mahcubiyet çok olur, bulunamaz bir çare.

 

Halbuki o işleri, lalettayin bir insan,

Görecek olsa eğer, mahvolur utancından.

 

Ve hele sevdikleri, anne, baba, kardeşi,

Görecek olsa eğer, ne hal alır o kişi?

 

Dünya ve ahirette mahcup olmamak için,

İsyan etmemelidir emrine Rabbimizin.

 

Zira buyuruldu ki: (Haram, ateş gibidir.

Ve günah işleyenler, ateşte yanabilir.

 

Dünyada haramları, gülerek işleyenler,

Mahşerde, ağlayarak Cehenneme girerler.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Müslüman, tembel olmaz.

Para kazanır, ama, ona gönül bağlamaz.

 

Rızkın onda dokuzu, ticarettedir, ama,

Yaparken düşmemeli bir günah ve harama.

 

Bütün ibadetlerin, onda dokuzu ise,

Helalden yemektir ki, bu lazım asıl bize.

 

Gömleğin bir düğmesi haramdan olsa şayet,

Kabul olmaz, onunla yapılan bir ibadet.

 

Haram ve günahlardan kaçmaya, takva denir.

Takva, ibadetlerin en faziletlisidir.

 

Haram ve günahlardan kaçmadıkça bir mümin,

Göremez faydasını hiçbir ibadetinin.

 

Yani ibadetleri, indallah kabul olmaz.

Borcunu ödese de, hiç sevap kazanamaz.

 

Temeli, takvadır ki bütün iyiliklerin,

Önce, takva sahibi olmalıdır her mümin.

 

Bu dünyada, rahata ve huzura kavuşmak,

Takvaya sarılmakla müyesser olur ancak.

 

Ebediyen Cennete girmek de ahirette,

Yine bu takva ile mümkün olur elbette.

 

Nefesler sayılıdır, tükenir bir gün elbet.

Allah’ın huzuruna çıkacağız akıbet.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan