|
33 - İMANLA ÖLMEK İÇİN
Can verme acısı
Ali Galib-i Vasfi,
büyük bir evliya zat.
Can verme konusunda
buyurdu ki o bizzat:
(Can verme)nin
acısı, şiddetlidir ki öyle,
Başka bütün acılar, hiç
kalır ona göre.
Bir kimsenin önünde,
yalnız bu olsa şayet,
Dünyada hiçbir şeyden
alamaz tad ve lezzet.
Bir kimse düşünse ki, çok
zalim, gaddar biri,
Her an için, evinden
girebilir içeri.
Hatta vurup, birşeyle
kendisini öldürür.
O kimse, her an için
yalnız bunu düşünür.
Hatta o, bu korkuyla
rahatça uyuyamaz.
Hem yediği yemekten,
hiçbir lezzet alamaz.
Ölüm de, her an için
gelebilir herkese.
Çünkü ecel, herşeyden
yakındır daha bize.
Ayrıca, can vermenin
öyledir ki şiddeti,
Yoktur onun yanında başka
şeyin kıymeti.
Yetmiş kılıç darbesi
vurulsa da birine,
Can verme acısının yanında
hiçtir yine.
Sakin görünürse de can
çekişen bir insan,
Tükendiği içindir takati o
acıdan.
Çünkü o şiddet ile,
çekilir el ve ayak.
Bunun ne olduğunu,
tadanlar bilir ancak.
Gitmişti Resulullah bir
hastanın yanına.
Gördü ki, ruhu gelip
dayanmış boğazına.
Buyurdu:
(Ben bilirim bunun ne olduğunu.
Damarları içinden
çekiyorlar ruhunu.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Çok kısadır bu hayat.
En büyük sermayemiz, bu
ömrümüzdür fakat.
Yani tam bir imtihan
yeridir ki bu âlem,
Burada kazanılır, Cennet
ile Cehennem.
Dünyada yaptığımız her
işin, ahirette,
Hep karşılıklarını
göreceğiz elbette.
Bu dünyada en mesut ve
bahtiyar, şu kuldur.
Ahirete yarayan işlerle
meşgul olur.
Aklı olan, aldanmaz bu
vefasız dünyaya.
Hazırlanır durmadan o
sonsuz yolculuğa.
Eğer siz, insanlara çok
hizmet ederseniz,
Dünya ve ahirette yükselir
dereceniz.
Güleryüz,
tatlı dil ve iyi huyla, bu halka,
Bir iyilik yapmaya
çalışınız mutlaka.
Kullara hizmet için, varsa
bir çalışmamız,
Rıza-i ilahiye, umulur
kavuşmamız.
İnsanlara hizmette, çok
ecir, sevap vardır.
Zira Peygamberimiz şöyle
buyurmaktadır:
(İnsanlar, Rabbimizin
iyalidir herbiri.
Çok sever, kullarına
iyilik edenleri.)
İslamiyet, kulları
sevindirmektir asıl.
İyilik yapmalıdır
insanlara velhasıl.)
|