|
30 -
İSLAMİYET VE FEN
İslamda sosyal hükümler
Abdülhakim
Arvasi,
çok ilim sahibiydi.
Sohbetleri, herkese pek
çok faideliydi.
Birgün
buyurdular ki: (İslam'ı bilmeyenler,
Milletin imanını bozmayı
dileyenler,
Bu işin, ilme fenne ve
akla dayanarak,
Olamayacağını iyice
anlayarak,
Bu defa, hiyle yalan
yoluna sapıyorlar.
Milletin imanına, böyle
saldırıyorlar.
Yani halis müslüman
görünerek yalandan,
İslamı
methedici yazı yazıp bir yandan,
Fakat bu yazıları arasına,
sinsice,
Asıl zehirlerini
kusuyorlar gizlice.
Dinde asıl ve temel
mevzuları işleyip,
Kafalarına göre bunları
eleştirip,
Sonra, kötüleyerek yine
bazı yönlerden,
Halkı soğutuyorlar bu
güzel değerlerden.
Bunlar, ibadetlerin
ruhlarında bulunan,
Manevi kıymetlerden
habersiz olduğundan,
(Bunlar, akla mantığa
uygun değil) diyorlar.
Akıllarınca güya düzeltmek
istiyorlar.
Bilmemek, insan için kusur
ise de, ancak,
Hiç de anlamadığı bir
işlere karışmak,
Ayrıca, pek gülünç ve
acınacak bir haldir.
Din düşmanları için, bu
da, gayet normaldir.
Lakin bu cahillerin
sözlerine inanan,
Müslümanlar, daha da
zavallıdır bunlardan.
Bu sinsi düşmanlardan
bazısı da şöyle der:
(Evet, islamiyette vardır
sosyal hükümler.
Ama bu, o zamanın
şartlarına göredir.
Bu asrın şartlarına, asla
kâfi değildir.
Çünkü bugün milletler,
büyümüştür aşikâr.
Yani şartlar değişmiş,
artmıştır ihtiyaçlar.
Bugün, teknik ve sosyal
alanda kaydedilen,
Bu ilerlemelere, tam cevap
verebilen,
Yeni yeni hükümler
lazımdır dinde esas.
Kuranın
hükümleri, bunu karşılayamaz.)
Onlar böyle dese de,
gerçek böyle değildir.
Bu, onların çok cahil
olduğuna delildir.
Çünkü islamda olan bu
hükümler, elbette,
Ta kıyamete kadar olurlar
meriyette.
Hak teâlâ bu dini, bütün
yenilikleri,
Olacak her inkişaf ve
ilerlemeleri,
Karşılayabilecek bir
şekilde kurmuştur.
Bu hükümler, çok sağlam
zemine oturmuştur.
Yine sosyal hayatla İlgili
hükümlerde,
Tolerans göstermiştir
lüzum olan hallerde.
Osmanlı Türk devleti ve
imparatorluğu,
Kıtalara yayılan bu millet
topluluğu,
İslami
hükümlerle idare olunmuştur.
Şanları, şerefleri, tarihe
mal olmuştur.
Bu sosyal hükümlere, her
hangi bir millet de,
Uyarsa, saadete kavuşur o
nisbette.
İslamın
bildirdiği bu sosyal hükümlerden,
Ayrılan bir millet de,
kurtulamaz dertlerden.)
|