|
30 -
İSLAMİYET VE FEN
İslamiyet ve fen
Ziyaeddin
Nurşini,
ilim sahibi bir zat.
Onun sohbetlerinde
bulundum ben de bizzat.
İslam düşmanlarının
iftiraları ile,
Zehirlenen gençleri,
uyandırdı ilmiyle.
Bir gün de buyurdu ki: Bu
islam düşmanları,
Aldatabilmek için müslüman
yavruları,
Diyorlar ki: (İslamda, her
şey mişle bitiyor.
Yani hep şöyle imiş, böyle
imiş deniyor.
Halbuki ilim ve fen, hiç
de böyle değildir.
Bir delile dayanıp, isbat
edilmektedir.)
Bu yalan sözleriyle bu
düşmanlar, bu defa,
Cahil olduklarını
koyuyorlar ortaya.
İslam dini hakkında, bir
şey tasarlıyorlar.
Din, bu düşüncelerden
ibaret sanıyorlar.
Hiç de okumamışlar bir
islam kitabını.
Yanlış tanımışlardır bunun
için islamı.
Onların bahsettiği o
fenler, o ilimler,
Hepsi, islam dininin
şubeleridir birer.
Mesela, liselerde okunan
fizik, kimya,
Ve yine biyoloji dersi
kitaplarında,
Yazar ki: (Dersimizin
esası şu üç şeydir.
Bunlar da müşahede, tetkik
ve tecribedir.)
Halbuki bu üçü de, islamda
vardır elbet.
Yani fen bilgisini emreder
islamiyet.
Nitekim Kitabında buyurur
ki Rabbimiz:
(Yarattığım şeyleri, görüp
inceleyiniz.)
Birgün
Eshab-ı kiram, sordular ki Resule:
(Biz ağaç aşısında,
alıştık bir usule.
Yemende, başka türlü bir
aşı yapıyorlar.
Böylece daha iyi, bol
hurma alıyorlar.
Biz, ağaçlarımızı, ecdadın
usulüne,
Muvafık olarak mı
aşılayalım yine?
Yoksa, Yemenlilerden yeni
öğrendiğimiz,
Usulle mi yapalım, nasıl
emredersiniz?)
Buyurabilirdi ki
Resulullah onlara:
(Bunu, sual edeyim
Cebraile bir ara.)
Veyahut: (Bildirsin de
Rabbimiz bana bunu,
Diyeyim ben de size, bu
işin doğrusunu.)
Lakin böyle
demeyip, buyurdu ki: (Deneyin.
Yani ikisini de, bir kez
tecrübe edin.
Bir kısım ağaçları,
bildiğiniz usulle,
Yapın bir kısmını da, bu
yeni usul ile.
Hangisi daha iyi hurma
verirse eğer,
Badema, o usulle aşılayın
her sefer.)
Yani (Bunu deneyin,
tecrübe edin!) dedi.
Fennin esası olan
tecrübeyi emretti.
Elbette doğar idi mübarek
kalplerine.
Ve melekten sorarak,
öğrenirdi hem yine.
Fakat müslümanların, dünya
işine ait,
Böyle meselelerde, her
yerde ve her vakit,
Fenne ve tecrübeye
güvenmeleri için,
Böyle cevap buyurdu, bir
an düşünmeksizin.
Velhasıl islamiyet, fenni
emretmektedir.
Hatta fenne çalışmak, bir
farz-ı kifayedir.
|