|
28 - FEYZİN YOLU,
SEVGİDİR
Âlim, ârif, veliy-yi kâmil
olan Seyyid Abdülhakîm Arvâsî'nin büyük oğlu. Annesi büyük velî, kerâmetler
sâhibi, Seyyid Fehîm-i Arvâsî hazretlerinin büyük oğlu M.Reşid Arvâsî'nin kızı
Âişe Hanımdır. 1896 (H.1314) yılında Van'ın Başkale kazâsında doğdu. 1967
(H.1387) yılında vefât etti.
Bu nasıl olur?
Ahmet Mekki Efendi,
âlim ve veli bir zat.
Verirdi insanlara hep öğüt
ve nasihat.
Bu zat buyuruyor ki: Büyük
evliyaları,
Tanıyıp sevebilmek,
herkesin değil kârı.
Büyük islam sultanı Mahmud-i
Gaznevi Han,
Harkan
vilayetine yakın geldiği zaman,
Orada, Ebül Hasan Harkani
diye bir zat,
Vardı ki, ziyarete
gitmişti ona bizzat.
Harkani
hazretleri, Mahmud-i Gaznevi'ye,
Hocasından bahsetti (Çok
büyük zattı) diye.
(Üstadım Bayezid-i Bistami,
ayrıyeten,
Öyle kâmil bir veli idi ki
hakikaten,
Onu bir defa gören,
küfür'den kurtularak,
İman ve hidayete kavuşurdu
muhakkak.)
Bu, Mahmud Gazneviye
mübala geldi biraz.
Bu sözü beğenmeyip, bir
sual eyledi arz.
Dedi ki: (Anlamadım bunu
ya Ebel Hasen!
Nasıl böyle söylersin
Bayezid hakkında sen?
Zira Resulullahı gördü
nice kâfirler.
Yine de iman ile
şereflenemediler.
Bahusus Ebu Cehil ve yine
Ebu Leheb,
Bunlar, Resulullahı sık
sık görürlerdi hep.
Bunlar gelemedi de iman ve
hidayete,
Bayezidi
gören mi erecek bu devlete?
Senin üstadın olan Bayezid-i
Bistami,
Server-i kainattan yüksek
mi daha yani?
O Resulü görenler,
kurtulmadı küfürden,
Nasıl kurtulurlar ki bir
defa onu gören?)
Dinledi Ebül Hasen
sultanın bu sözünü.
Dedi: (Onlar, görmedi
Allahın Resulünü.
Yani Ebu Cehil ve onun
gibi çok ahmak,
Onu göremediler bir (Peygamber)
olarak.
Anlamadıklarından
Peygamber olduğunu,
Yalnız görmüş oldular
(Abdullahın oğlu)nu.
Yahut (Ebu Talibin
yetimidir) diyerek,
Bakıp ve aldandılar
Peygamber bilmeyerek.
Onlar, baş gözü ile Ona
baktı yalnızca.
Bu yüzden aldandılar kalp
ile bakmayınca.
Sıddık-ı
ekber gibi, onlar da, inanarak,
Görmüş olsalar idi bir (Peygamber)
olarak,
Onlar da, onun gibi imana
gelirlerdi.
Onun gibi yükselip, kemale
ererlerdi.
Araf
suresinde de Hak teâlâ, mealen,
Şöyle buyurmaktadır
Habibine hitaben:
(Sana baktıklarını
görürsün çok kimsenin.
Fakat, üstünlüğünü
görmezler onlar senin.)
Hükümdar, bu cevabı
dinleyince dikkatle,
Pek hoşuna gitti ve memnun
oldu gayetle.
Silindi kalbindeki o
itiraz ve inat.
Dedi: (Eder misiniz bana
biraz nasihat.)
Buyurdu ki: (Günahtan geri
çek her azanı.
Kıl her gün cemaatle beş
vakit namazını.
Cömert ol, ver daima
ihtiyacı olana.
Acı ve şefkatli ol
Allahın kullarına.)
|