|
21 - HARAM, ATEŞ GİBİDİR
Haram, ateş gibidir
Abdullah-ı Yemeni,
hal ehli, bir büyük zat.
Her gün, talebesine ederdi
çok nasihat.
Ömrünü, ilim ile geçirmiş
bir veliydi.
Sözü ve sohbetleri, pek
çok faideliydi.
Bir gün, genç bir müslüman
gelerek huzuruna,
İstirham eyledi ki:
(Nasihat edin bana.)
Buyurdu ki: (İşleme en
küçük günah dahi.
Zira günah ateştir, yakar
seni Vallahi.
İnsanlar arasında, kork ve
sakın şöhretten.
Zira ahmak olanlar,
hoşlanır övülmekten.
Arzu etme, çok kimse ansın
senin adını.
Bunu seven, alamaz
ibadetin tadını.
Bu dünyanın sevgisi, hiç
olmasın kalbinde.
Zira onun kıymeti, bir
hiçtir Hak indinde.
Seni uğraştırmasın, dünya
meşguliyeti.
Hiç ile uğraşanın, bir hiç
olur kıymeti.
Dünya, köprü gibidir,
yürüyüp geçmeye bak.
Zira yolcu olana, yakışmaz
oyalanmak.)
Genç dedi ki: (Öyleyse, ne
yapayım şimdi ben?)
Buyurdu ki: (Hazırlan
ahirete şimdiden.
Ahiret, hepimizin varacağı
son durak.
Orada, her amelden sual
olur muhakkak.
İnsanlar uykudadır, ölünce
uyanırlar.
Ya sonsuz Cehennemde, ya
Cennette olurlar.
Rabbinin kudretini
düşünseydi bir insan,
Korkudan, edemezdi Ona
günah ve isyan.
Akıllı bir müslüman, asla
uymaz nefsine.
Bilir ki kendi nefsi,
düşmandır kendisine.
Her arzusu, mutlaka kendi
aleyhinedir.
Ona uyan bir kişi, ahmak
değil ya nedir?)
Bir gün de buyurdu ki:
(Hazırlıklı olunuz.
Zira siz, ahirete giden
bir yolcusunuz.
Bugün yarın, nihayet
yakalar ecel sizi.
Öyleyse, uyandırın
gafletten kendinizi.
Size dualarımın, şudur ki
özü el'an:
(Yakmasın Hak teâlâ,
ateşte sizi bir an.)
Bir kimse, ahirette
yanacaksa muhakkak,
Çok şeyi başarsa da,
sayılır mı muvaffak?
O halde, şu insandır asıl
muvaffak olan:
Kurtarmıştır kendini,
Cehennemde yanmaktan.)
Derdi ki: (Siz Allahtan,
çok korkun ki burada,
Allah, iki korkuyu cem
etmez bir arada.
Bir kul, eğer dünyada,
korkar ise Allah'tan,
Korkmasın ahirette
Cehennemden, azaptan.
Ve bir kul ki, Rabbinden
korkmaz ise burada,
Bilsin ki, onun için çok
korku var orada.
Ey insanlar, daima Allah'a
şükreyleyin.
Lakin yalnız dil ile
iktifa eylemeyin.
(Çok şükür) demek ile,
şükretmiş olmazsınız.
Günahtan el çekin ki,
şükretsin her azanız.)
|