|
17 - KUL HAKKI ÇETİNDİR
Mütevazı olunuz
Abdullah-ı Şemdini,
büyük âlimlerdendir.
İnsanların kalbini,
ilmiyle etti tenvir.
Bir gün, talebesine
buyurdu: (Dinde cihad,
Sıkıntılı bir iştir, onun
için sabır şart.
Sabredenler kazanır,
hizmette kızmak olmaz.
Eğer öfke olursa, muvaffak
olunamaz.
Kötülük edene de,
yapmalıdır iyilik.
Hakiki mümin olan, yapamaz
çünkü kemlik.
Kim böyle davranırsa,
bulur rahat ve huzur.
Hatta ömrü uzayıp, bedeni
sıhhat bulur.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Daima af ediniz.
İnsanların aybını, ifşa
eylemeyiniz.
Kim örtücü olursa kulların
günahını,
Allah da kıyamette, örter
onun aybını.
Nasıl davranmasını
istersen Rabbin sana,
Sen dahi öyle davran,
dünyada her insana.
Merhametli olursan,
merhamet olunursun.
Eğer zulüm yaparsan, sen
zulüm bulursun.
Müslüman, mütevazı, alçak
gönüllü olur.
Böyle davrandıkça da,
bulur rahat ve huzur.
Bir gün, bize yemeğe
gelmiş idi üstadım.
Çeşitli yemeklerden,
önceden hazırladım.
Onlardan bazısını sofraya
koydum, fakat,
Bir tekini, yüksek bir
yere koydum muvakkat.
Öbürleri yenince,
koyacaktım onu da.
Ve lakin dalgınlıktan
unuttum o arada.
Nihayet yemek bitti ve biz
kalktık sofradan.
Onu unuttuğumu, ben
farkettim sonradan.
Lakin buna üzüldüm,
kırıldı kalbim gayet.
Üstadım buyurdu ki: (Kabul
oldu bu davet.
Zira kalp kırılırsa bir
ziyafette eğer,
Hak indinde o amel, bulur
kıymet ve değer.
Hem yukarda değil de,
olsaydı o da yerde,
Diğer taamlar gibi,
yenirdi o yemek de.
Ama bak unutuldu, yüksekte
olduğundan.
Zira hep mahrum kalır,
böyle yüksekte olan.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Namaz, dinde direktir.
Zira müslüman demek, sanki
namaz demektir.
İşin başı namazdır,
mümindir namaz kılan.
Eğer kılmıyor ise,
şüphelidir o zaman.
Hiç özrü olmaksızın, sırf
tembellik ederek,
Beş vakit namazından,
kazaya kalsa bir tek,
Cezası, affolmazsa
Cehennemde yanmaktır.
Zira Rabbin emrini, bu,
hafife almaktır.
Acele kaza etmek lazımdır
o namazı.
Yoksa, zaman geçtikçe, kat
kat artar cezası.
Yani o farz namazı kaza
edecek kadar,
Sonradan boş, müsait
geçtikçe dakikalar,
Ateşte yanacağı müddet de
çoğalır hep.
Öyleyse kul Rabbinden,
etmeli haya, edep.)
|