|
16 - EN MERHAMETSİZ ANNE
Ruhun gıdası ilimdir
Taha-yı
Hakkari
ki, çok büyük evliya zat.
Her gün, talebesine ederdi
çok nasihat.
Bir gün de buyurdu ki:
(Doğru kitap okuyun.
Faideli
ilimle ruhunuzu doyurun.
Nasıl beden muhtaçsa, her
gün gıda almaya,
Elbet ihtiyacı var ruhun
da bir gıdaya.
Bedenimiz, topraktan
yaratıldığı için,
Ondan çıkan şeylerdir
gıdası bu bedenin.
Mesela ekmek ve su, hatta
sebze ve meyve,
Toprak mahsulü olup,
gıdadır bedenlere.
Ruh, âlem-i emir’den
yaratılmıştır fakat.
Bedenin gıdasından, alamaz
lezzet ve tad.
İlim, sohbet, ibadet ve
Kur'an tilaveti,
İşte ruh, bu şeylerden
alır asıl kuvveti.
Ve yine gıdasını
alamayınca beden,
Nasıl ki zayıf düşüp,
hastalanırsa hemen,
Ruhun dahi gıdası
verilmezse eğer ki,
Zayıflar, hasta olur ve
hatta ölür belki.
İnsan, ilim öğrenmez ve
işlerse çok günah,
Ruh, gıdasız kalır ve
ölebilir mazallah.
Ruhun ölmesi demek,
imansız olmasıdır.
Cezası, ahirette ebedi
yanmasıdır.
Çünkü birer zehirdir her
bir haram, ruh için.
İşlendikçe, kuvvetten
düşürür onu ilkin.
Bir haramı beğenir, (Ne
güzel!) derse eğer,
İmanını kaybedip, o ruh
ölür bu sefer.
Bu ümmetin en büyük
felaketi, (küfür)dür.
Bilgisizlik, cahillik,
kulu küfr'e götürür.
Bu zamanda, rehbersiz
kurtulmak mümkün değil.
Lazımdır yol gösteren bir
kâmil-i mükemmil.
Böyle olgun bir âlim yoksa
bir memlekette,
Onların kitabını okumalı
elbette.
Çünkü kitap okumak, sohbet
gibi feyz verir.
Ve lakin edep ile okumak
lazım gelir.
İmam-ı Rabbani’den birine
mektup gelse,
Bunun için, ne kadar çok
sevinir o kimse.
Mektubat
kitabı da, o velinindir bizzat.
Farz et ki, o mektubu
göndermiş bize o zat.
Okunursa aynı şevk ve aynı
muhabbetle,
İstifade edilir o veliden
gayetle.
İmam-ı Rabbani de, bunu
haber veriyor.
Zira bir mektubunda,
şöylece buyuruyor:
(Bu mektup, yazılsa da
zahiren bir insana,
Aslında yazılmıştır, onu
her okuyana.
Yani kim okur ise, ona
gönderilmiştir.
Zira kılıç, kuşanan
içindir denilmiştir.)
İşte kim, Mektubat’ı
okursa bu hal ile,
Sohbet etmiş sayılır,
İmam-ı Rabbani'yle.
Anılsa her nerede, onların
isimleri,
Gelir hemen o yere,
bereket ve feyzleri.)
|