|
12 - GÜL, OVADA YETİŞİR
Kalpteki arzular
Yakub-i Germiyani,
gönül ehli bir veli.
Meşhurdu halk içinde
güler yüz, tatlı dili.
Söz ve nasihatleri
tesirliydi pek fazla.
Zira sırf Allah için
konuşurdu ihlasla.
Sohbetini dinleyen,
alırdı bambaşka hal.
Görünmezdi gözüne, ne bu
dünya, ne de mal.
Derdi ki: (Her insanın
bir alın yazısı var.
Bu, yaptığı işlerden
belli olur aşikâr.
Kim, alın yazısını eğer
merak ederse,
Ne yolda gittiğine iyi
baksın o kimse.
Nitekim her insanın
gönlünde bir şey yatar.
Ve o kişi, ekseri, o
yolda adım atar.
Zengin olmak isteyen, o
yolu araştırır.
Allah da, o kimseye bunu
kolaylaştırır.
İslama hizmet aşkı varsa
kimin gönlünde,
Allah'ın yardımıyla,
mani kalmaz önünde.
Yani kulun kalbinde, her
ne ki varsa şayet,
Ona göre bulur o, bir
yön ve istikamet.
Nasıl ki pusulayla, yol
bulursa gemiler,
Kalpteki arzular da,
kullara yön verirler.
İnsanın gönlündeki bu
arzu ve himmeti,
Ne ise, Hak indinde o
kadardır kıymeti.
Gönlünde mal toplamak
arzusu varsa eğer,
Hak teâlâ indinde,
bulamaz asla değer.
Zira hiç kıymet vermez
dünyaya cenab-ı Hak.
Ona değer veren de,
zelil olur muhakkak.
Her kim de (Allah)
derse, olur üstün ve
aziz.
Zira Allah diyeni, çok
yüceltir Rabbimiz.
Onlar Allah dedikçe ve
kaçtıkça paradan,
Onlara, daha fazla mal
gönderir Yaradan.
Lakin onlar, paraya
sürmezler ellerini.
Ancak Allah yolunda,
dağıtırlar hepsini.
Böyle kulun kalbinde,
dünya olmaz zerrece.
İslama hizmet için
çalışır gün ve gece.
Her işte, Hak rızası
almaya gayret eder.
Düşünmez ki: Acaba
insanlar bana ne der?
Rabbine vereceği hesabı
düşünür hep.
Ahiret derdi ile
dertlidir bundan sebep.
Halkı memnun etmeyi hiç
düşünmez o asla.
Rabbinin rızasını talep
eder ihlasla.
Her işini yaparken,
kendine sorar ki hem:
Benim, bunu yapmakta,
nedir maksat ve gayem?
Eğer Allah rızası görür
ise o işte,
Yapar, yoksa vazgeçer,
halis kul budur işte.
Zira o, gayet iyi bilir
ki, şu bir gerçek,
Yarın, her bir işinden
hesaba çekilecek.
O, bunları düşünüp,
kaçar haram, günahtan.
Zira çok korkmaktadır
Cehennemden, azaptan.)
Bu büyük âlim zatın
hürmetine ilahi!
Bu güzel hasletleri,
ihsan et bize dahi. |