|
10 -
HANIMLA HELALLAŞIN
Şerh-i sadr
Abdurrahman-ı Sani,
halis Allah adamı.
Sohbeti, giderirdi,
kalpten tasa ve gamı.
Onu gören kimsenin,
gönlü ferahlıyordu.
Sohbetini dinlemek, cana
can katıyordu.
Yanında bulunanlar,
bulurdu rahat, huzur.
Çünkü onun ağzından,
yayılırdı feyiz, nur.
Bir gün, cemaatine
buyurdu: (Kardeşlerim!
Sizlere, şerh-i sadrı
izah etmek isterim.
Bunun lügat manası,
kalbin yarılmasıdır.
Ve bütün fenalıktan,
yunup arınmasıdır.
Her gönülde, şeytanın
vardır ki bir yuvası,
Oradan kalbe girer
vesvese ve iğvası.
İçeriye girmeye, yoksa
da ona izin,
Yine verir vesvese,
durup dinlenmeksizin.
Peygamberler de dahil,
her insanın kalbinde,
Şeytanın bu yuvası,
mevcuttur hilkatinde.
Ve lakin Resulullah,
çocuk yaşında iken,
Süt annesi Halime
Hatunun yanındayken,
Gökten melekler gelip,
sırt üstü yatırdılar.
Ve göğsünü yararak,
kalbini çıkardılar.
Şeytanın yuvasını, o
mübarek gönlünden,
Çıkardılar, attılar, hem
sökerek kökünden.
Resulullah bu babta
buyurdular ki bizzat:
(Benim de şeytanım var,
müslüman oldu fakat.)
Eshap, Resulullahtan
sordular ki bir defa:
(Sizin nurlu kalbiniz,
yıkandı şerh-i sadrla.
Mümkün olmaz ise de, bu,
bizim için, ancak,
Bizim şerh-i sadrımız,
acep nasıl olacak?)
Buyurdu: (Şerh-i
sadr'ın iki çeşidi
vardır.
Size münasip olan, şu
ikinci olandır.
Kalpten dünya sevgisi
çıkarılırsa eğer,
Sizin şerh-ı sadr'ınız
böyle olur müyesser.)
Sonra bu mübarek zat,
buyurdular ki tekrar:
(Kalpten dünya sevgisi,
ancak sohbetle çıkar.
Bu sevgiyi, kalbinden,
kim etmişse tam ihraç,
O zatın sohbetidir, bu
derde asıl ilaç.
Bakışları şifadır,
sohbetleri devadır.
Kalp derdinin ilacı,
ancak onlarda vardır.
O zatlardan birine,
rastlarsa biri eğer,
Kalbine girmek için,
göstersin türlü hüner.
Çünkü o büyük zatlar,
dostudurlar Allah'ın.
Onlara uymadıkça,
kurtuluş yoktur yarın.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Yazılıyor ameller.
Yarın bizden, onların
hesabını isterler.
Fazla ince hesaplar
yapmayın aranızda.
Ki, çok incelenmesin
sizin hesabınız da.
Üzersen üzülürsün,
kırarsan kırılırsın.
Tarlaya ne ekersen,
yarın onu alırsın.
Velhasıl ne yapsanız
dünyada gizli, açık,
Mahşerde, ona göre
bulursunuz karşılık.) |