|
08 - TEK ÇARE,
HELALLAŞMAK
Tek çare, helallaşmak
Abdülhakim Arvasi,
evliyadan bir kişi.
Sünnet-i seniyyeye
muvafıktı her işi.
Bir gün, sevdiklerine
buyurdu ki: (Dinleyin!
Hiç bir amelinize, az
bile güvenmeyin.
İbadet etseniz de, edin
yine istiğfar.
Ancak böyle kabule layık
olur dualar.
Büyüklerden birisi şöyle
söylemektedir:
(Bizim tövbemiz bile,
tövbeyi gerektirir.)
Onlar böyle söylerse, ne
demek düşer bize?
Zira hep isyandayız an
be an Rabbimize.
Boynu bükük, günahkâr
bilirsek kendimizi,
O zaman Hak teâlâ,
affeder belki bizi.
Bilhassa (kul hakkı)ndan
lazımdır çok sakınmak.
O helal etmedikçe,
affetmez cenab-ı Hak.
Mümine sert bakmak da,
girer ki kul hakkına,
Aklı olan, hiç girmez
böyle bir hak altına.
Ve hele gıybet etmek,
kalp kırmak ve su-i zan,
Gibi kul haklarına
düşebilir her insan.
Bundan kurtulmanın da,
çaresi, yolu tektir.
O da, hak sahibinden
helallık dilemektir.
Sen haklı olsan dahi,
yine sen git, helallaş.
Ve de ki: (Sen haklısın,
affet beni arkadaş.)
Zira Peygamberimiz
buyurdu: (İki kimse,
Herhangi meseleden
ihtilafa düşerse,
Kim önce davranıp da,
özür dilerse eğer,
Cennette, yüksek bir
köşk olur ona müyesser.)
Bilhassa hanımların
hukukuna riayet,
Eyleyip, bu hususa
etmeli fazla gayret.
En fazla münasebet,
çünkü onlar iledir.
Her gün helallaşmayı,
adet edinmelidir.
Yoksa hiç belli olmaz,
gelir de ecelimiz,
Mazallah kul hakkıyla, o
gün ölebiliriz.
Kul hakkını, dünyada
halledin ki siz önce,
Yoksa, çok müşkil olur
ahirete gidince.
Kendini alacaklı sanan
nice kimseler,
Hesapları ters dönüp,
borçlu hale düşerler.
Öyleyse bu dünyada, ne
yapıp yapmalıdır.
Mutlak özür dileyip,
helallık almalıdır.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Kardeşlerim aman ha!
Hiç gaflete gelip de,
girmeyin bir günaha.
Çok şeyleri bilmek de,
kâfi değil velhasıl.
Öğrendiği şeyleri,
yapmaktır dinde asıl.
Şeytan da âlim idi, çok
şeyi biliyordu.
Ve lakin bildiğini
yapmayınca, kovuldu.
Eğer ki bir ilimle
edilmezse hareket,
O ilim, azap için olur
burhan ve senet.
Özür bahaneye de, yol
bulamaz o kişi.
Zira hiç diyemez ki:
Bilmiyordum bu işi.
Dinini bilmemek de,
gerçi özür değildir.
Herkes, ilmihalini güzel
öğrenmelidir.) |