|
07 - ÇOK SEVEN, ÇOK
KORKAR
Sevmek ve inanmak
Abdurrahman-ı Tagi,
çok büyük evliya zat.
Talebeye ders verir,
ederdi çok nasihat.
Bir gün de buyurdu ki:
Yaptığımız işleri,
Yazıyor birer birer,
hafaza melekleri.
Ve lakin günahına kim
yaparsa istiğfar,
O günahı silinip, boş
kalır o sayfalar.
Mahşer günü, eline
geldiğinde defteri,
Görür ve merak eder o
boş sahifeleri.
Ve bunu, meleklere sual
eder hemence.
Der ki: (Bu boş
yerlerde, ne vardı daha
önce?)
Derler ki: (Günahların
yazılıydı ve lakin,
Sen istiğfar edince,
onları sildi Rabbin.
Sen, din kardeşlerinin,
örterdin her aybını.
Allah da örttü senden,
senin günahlarını.)
Buyurdu: (İman)
ile, insanlar insan
olur.
İmanı olmayanın,
hayvandan farkı yoktur.
Mümin de, (takva)
ile bulur değer ve
kıymet.
Çünkü Allah, takva'ya
veriyor ehemmiyet.
İmanı muhafaza edebilmek
için de,
Kişi, islamiyete uymalı
her işinde.
Zira tek gaye için
yaratıldı ins ve cin.
O da, yalnız Allah'a
ibadet etmek için.
İbadetsiz bir iman,
fenersiz mum gibidir.
Zamanla zayıflar ve
nihayet sönüverir.
Bir gün de buyurdu ki:
Felaha ermek için,
Sevip inanmalıdır, esası
budur işin.
Bir genci düşünün ki,
bir kıza olmuş aşık.
Ona her gittiğinde,
giyinir düzgün ve şık.
Ve düzeltir aynada,
kılık kıyafetini.
Ki, o kız, o haliyle
beğensin kendisini.
Yani bütün gayesi şudur
ki o kimsenin,
O kadın, kendisini
bırakıp terketmesin.
Bu kadar çok korkar da,
kızı incitmesinden,
Niçin korkmaz, Rabbinin
ona gücenmesinden?
Böyle gaflet içinde
geçer ise bu ömür,
Bulunur mu mahşerde bir
bahane ve özür?
Allah'a inanır ve
severse bir müslüman,
Rızasını almaya, gayret
eder her zaman.
Her hangi bir ameli
yapacak olsa eğer,
İlk aklına gelen şey:
(Acaba Rabbim ne der?)
Ve Rabbinin rızası yoksa
eğer o işte,
Vaz
geçer, yapmaz onu, (tam
iman) budur işte.
Çünkü çok sevdiğinden
Rabbini o müslüman,
Onu gücendirmeyi,
düşünmez hiç bir zaman.
Kardeşlerim öyleyse, bu
günden tezi yoktur.
İslama
bel bağlayıp, bulmalı
rahat, huzur.
Pişman olmamak için
ahirete gidince,
Öğrenmek lazım gelir
dinini ince ince.
(İlim) de,
öğrenilir sırf (amel)
etmek için.
Bir de (ihlas)
gerektir, esası budur
işin. |