|
06 - EYVAH ! DENECEK,
AMA
Beş büyük nimet
Seyyid
Muhammed Salih,
çok korkardı Allah'tan.
Şiddetle kaçınırdı her
günah ve haramdan.
Bir gün, sevdiklerine
buyurdu: (Kardeşlerim!
Size, (İlim)
hakkında bilgi vermek
isterim.
Bir kadın, kocasından
müsade almadıysa,
Uzun yola gidemez, bu
sefer hac da olsa.
Ve lakin gidebilir, ilim
öğrenmek için.
Zira vazifesidir bu, her
mümin kişinin.
Hem sonra, dünyadaki
canlı, cansız varlıklar,
İlim öğrenenlere, duada
bulunurlar.
Melekler, kanadını serip
onun önüne,
Derler ki:
(Bassın o kul, kanadım
üzerine.)
İlmin ehemmiyeti
hakkında bu büyük zat,
Bunları söyleyerek,
şöyle etti nasihat:
(İlim öğrenmek için
giden bir müslümanın,
İtibarı, bu kadar
yüksektir işte bakın.
Ya ilim öğretmeye
giderse biri eğer,
Birinciden, daha çok
kazanır kıymet, değer.
Yani her ne suretle,
islama hizmet için,
Halisen
bir kaç adım yürüyen bir
kişinin,
Kazanacağı ecir, olur ki
öyle fazla,
Onu, Allah'tan gayri
bilemez kimse asla.
Bu yolda çekeceği
sıkıntılar dahi hep,
Eski günahlarının,
affına olur sebep.)
Yine cemaatine buyurdu
ki bir zaman:
(Beş şeyin kıymetini,
bilmeli her müslüman.
Bunlardan birincisi
şudur ki, o insanın,
Doğru iman sahibi
olmasıdır bihakkın.
Çünkü iman olmadan,
girilemez Cennete.
İnsanı, bu götürür ebedi
saadete.
İkincisi odur ki, bu
iman ve itikat,
Ehl-i sünnet üzere
olmalıdır, bu da şart.
Yetmişüç
fırka var ki, bunlardan
biri hak'tır.
Diğer yetmişikisi, azaba
müstehaktır.
Üçüncü büyük nimet, bir
Allah adamını,
Tanıyıp, dinlemektir
onun nasihatını.
Böyle bir evliyayı
tanıyıp, onu sevmek,
İnsanı, kötü yoldan
hidayete eder sevk.
Onların bir nazarı,
bulunmaz hazinedir.
Bir sohbeti, ciltlerle
kitaplara bedeldir.
Kıymeti bilinecek
dördüncü büyük nimet,
Müyesser olmasıdır
insana, dine hizmet.
Kime nasib olursa,
sevinip şükreylesin.
Bunu, kurtuluşuna
vasıta, sebep bilsin.
Beşinci büyük nimet,
saliha bir zevcedir.
Zira uygun bir hanım,
dünyanın Cennetidir.
Gerçek Cennet nimeti,
bir tektir bu dünyada.
Güzel huylu, saliha
hanımdır işte o da.)
Bu evliya kişinin
hürmetine ilahi!
Bu büyük nimetleri,
ihsan et bize dahi. |