|
06 - EYVAH ! DENECEK,
AMA
İhlaslı olmak için
Seyyid
Muhammed Salih,
çok büyük bir veliydi.
Sohbeti, dinleyene pek
çok faideliydi.
En bariz vasfı idi,
güler yüz ve tatlı dil.
Çok merhametli olup,
cömertti, cimri değil.
O, bir gün buyurdu ki:
(Bu din, ilim dinidir.
İlim de, ehl-i sünnet
âlimden öğrenilir.
Âlim ona denir ki,
amildir ilmi ile.
Değilse, âlim denmez,
çok şeyler bilse bile.
İlmiyle amil olan bir
âlim yoksa eğer,
Onların kitabını okumak
icab eder.
O halis kitaplardan,
hergün sekiz sahife,
Okunsa, ifa olur bu çok
mühim vazife.
Lakin yalnız ilimle
kurtulamaz bir kişi.
Amel eylemeyince,
mahşerde zordur işi.
İlim, amelden sonra,
lazımdır bir de ihlas.
Bunsuz da azaplardan
kurtuluş mümkün olmaz.
Şeytan da âlim idi, çok
şeyi biliyordu.
İhlası
olmayınca, huzurdan tard
olundu.
Bel'am-ı
Baura da, âlimdi daha
önce.
İmansız gitti lakin
ihlası kaybedince.
İhlas
şu demektir ki, her
amelin, her işin,
Yapılması demektir
sadece Allah için.
Kullar beğensin diye
yapılırsa bir amel,
Kabul olunmasına, bu
niyet olur engel.)
Bir gün de buyurdu ki:
(İhlası elde etmek,
İhlaslı
kişilerin yanında
kolaydır pek.
Yeter ki, o kişinin
ihlaslı olduğuna,
İnanıp, onu sevsin, bu,
kâfi gelir ona.
Böyle kâmil bir zata
muhabbet ve hüsn-ü zan,
Edenin de, ihlasa ermesi
olur asan.
Zira bu büyüklere, varsa
sevgi, muhabbet,
Kendiliğinden gelir, ona
yardım ve himmet.
Onlar himmet ederse, güç
işler kolay gelir.
Zira veli himmeti, dağı
bile devirir.)
Yine o buyurdu ki:
(Mütevazı olunuz.
Muvaffak olmak için, çok
mühimdir bu husus.
Tevazu göstereni,
yükseltir Hak teâlâ.
O tevazu ettikçe,
yükselir daha ala.
Aksine, kibredeni
alçaltır cenab-ı Hak.
O da büyüklendikçe,
küçük görür onu halk.
Hele mahşer gününde,
gurur ve kibirliler,
Ayak altında kalıp, çok
hakaret görürler.
Kolay gidiliyorsa bir
kimsenin yanına,
Mütevazı kimsedir,
müjdeler olsun ona.
Eğer kaçılıyorsa
yanından bir kişinin,
Büyük bir felakettir bu
hali onun için.
Müslüman, güler yüzlü,
tatlı dilli olur hep.
Ona süs ve ziynettir
tevazu, haya, edep.) |