|
05 - PEKİ DİYEN KAZANIR
Ne
için oynuyorsun?
Seyyid
Fehim Arvasi,
hal ehli bir veliydi.
Sohbeti, insanlara pek
çok faideliydi.
Bir gün, sevdiklerine
buyurdu ki: (Aman ha!
Sakın gaflet edip de,
girmeyin bir günaha.
Her işi, dine uygun
yapın ki siz muhakkak,
Zira hesap soracak her
işten cenab-ı Hak.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Âlimleri, eğer biz,
Tanımamış olsaydık, ne
olurdu halimiz?
Onların kitabını okumak
suretiyle,
İslamın
ahkamını öğrendik
bilvesile.
Ayırdık
bu sayede, hakkı bâtıl
olandan.
Dünyada, büyük nimet var
mıdır daha bundan?
Küfürden kurtardılar
bizleri o kitaplar.
Yoksa, sonsuz azaba
olacaktık giriftar.
Şunu iyi bilin ki, eğer
mümin kimseler,
Cennette verilecek
nimetleri bilseler,
Yani amellerine
karşılık, Rabbimizin,
Vereceği nimeti, etseler
biraz tahmin,
O an, kendilerini
unuturlar neşeden.
Sokakta oynarlardı, hiç
bir şey düşünmeden.
Nitekim Sahabeden,
Bilal-i Habeşi de,
Oynamaya başladı, bir
gün mescit içinde.
Hazret-i Ömer görüp,
buyurdu ki: (Ya Bilal!
Hiç mescidin içinde
oynanır mı, ne bu hal?)
O ise oynamaya yine
devam ederek,
Ve Resul-i zişan'ı
işaret eyleyerek,
Buyurdu ki: (Mescidin
sahibi oradadır.
Bana mani olmaya, sırf
Onun hakkı vardır.)
Hazret-i Ömer Faruk,
şaşırdı buna daha.
Hemen gidip arz etti,
bunu Resulullaha.
Çağırdı Resulullah
huzuruna Bilali.
Gelince, ona bizzat sual
etti bu hali.
O dahi (Oynuyorum) diye
cevap verince,
(Ne için oynuyorsun?)
buyurdular hemence.
Dedi: (Ya Resulallah,
sevinçten oynuyorum.
Rabbime, bir şey için
teşekkür ediyorum.
Sana, her meziyeti
bahşetti cenab-ı Hak.
Bir şey var ki, o şeyi
vermedi sana ancak.)
(O nedir?)
buyurunca, dedi ki:
(Hidayet'tir.
İnsanların kalbine, iman
nuru vermektir.
Bu, elinde olsaydı,
ederdi herkes iman.
Hep müslüman olurdu,
bilcümle Arabistan.
Hem önce, akrabanı
getirirdin imana.
Onlardan, sıra bile
gelmezdi belki bana.
Senin akrabaların, seni
inkâr ederken,
Ben, sana iman ettim bir
habeşi köleyken.
Rabbimin ihsaniyle,
gönülden seni sevdim.
Bu Habeşli Bilal'e
bahşetti bunu Rabbim.
Bu, Onun ihsanıdır,
şükür elhamdülillah.
Bu yüzden oynuyorum işte
ya Resulallah.) |