|
05 - PEKİ DİYEN KAZANIR
En
büyük rütbe
Seyyid
Fehim Arvasi,
büyük âlim ve veli.
Sohbeti, herkes için
olurdu faideli.
O bir gün buyurdu ki:
(Biz çok seviniyoruz.
İslam âlimlerini zira
çok seviyoruz.
Eğer bu büyükleri
tanımasa idik biz,
Dünya ve ahirette, harab
idi halimiz.
Büyükleri tanımak, en
büyük bir rütbedir.
Bu rütbe, her makam ve
mevkiin üstündedir.
Bu rütbenin önüne, eğer
mesleğinizi,
Alacak olursanız, bu,
zelil eder sizi.
Eğer sen tabip isen, tek
tabip sen değilsin.
Onbinlerce
tabipten, ancak bir
tanesisin.
Ama sen, bundan evvel,
ehl-i sünnet üzere,
Doğru iman sahibi
müslümansın bir kere.
Sonra da bir Veliyi,
bir Allah dostunu, sen,
Tanıyıp seviyorsun,
şeref budur esasen.
Bu şerefin yanında,
diğer makam ve mevki,
Gibi şeyler, kıymetten
mahrumdur elbetteki.
Vardı Sahabeden de,
meslek ehli kişiler.
Lakin bahis konusu
olmazdı öyle işler.
Onlarda, tek ve ortak
bir hususiyet vardı.
O da, Resulullahın
Sahabesi olmaktı.
Zira hazret-i Ömer,
buyurur ki bu babta:
(Bizler bulduk şerefi,
asıl Eshap olmakta.
Eğer Eshap olmanın
üstünde, başka şeref,
Ararsanız, çok zelil
olursunuz malesef.)
Çünkü Eshaptan olmak,
zirvede bir noktadır.
Daha çıkmak isteyen,
aşağı yuvarlanır.
Bizler, Resulullahı
görmedikse de, fakat,
Onun varislerini
tanıdık, bu hakikat.
O gün, Resulullahın
kalbinden çıkan nurlar,
Her an, bu büyüklerin
kalbinden yayılırlar.
Hem de hiç azalmadan,
bir değişme olmadan,
Dünyanın her yerine
yayılıyor durmadan.
Böyle büyük veliler, her
devirde bulunmaz.
Uzun seneler sonra
bulunurlar gayet az.
Böyle büyük zatları,
sevmek ve tâbi olmak,
Kolay ele geçmeyen bir
nimettir muhakkak.
Yapılacak bir tek iş,
ona teslim olmaktır.
Yani kendine değil, o
büyüğe uymaktır.
Bir Allah adamını
seviyorsa bir insan,
Ona bahşedilmiştir,
büyük nimet ve ihsan.
Dünyada, bundan büyük
bir nimet yoktur daha.
Bu nimete kavuşan,
şükreylesin Allah'a.
Şükür, yalnız dil ile
getirilmez yerine.
Uymakla ifa olur
Allah'ın her emrine.
Yani islamiyete
sarılırsa bir insan,
Nimetlerin şükrünü,
yapmış olur o zaman.
Her iyilik ve hayır,
islamın içindedir.
Ona uyan, şükrünü eda
etmiş demektir. |